KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/3738 E., 2006/6602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
878 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine açılan davada...Köyü 533 parsel sayılı 15.780 m2 yüzölçümündeki davalılar adlarına tapuda kayıtlı olan taşınmazın bir bölümünün yörede yapılarak kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı belirtilerek tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline ve davalıların elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali-tescil ile elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında orman kadastrosu yapılıp kesinleşmiştir.Daha sonra 1996 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1944 yılı tahdidinin aplikasyonu ve 2/B madde uygulaması yapılarak 03.12.1996 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
Hükme esas alınan uzman orman ve ... bilirkişilerinin müşterek olarak düzenledikleri raporda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınır dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Dosya içinde bulunan 1944 yılına ait orman tahdit haritası ile 1996 yılına ait aplikasyon 2/B haritası arasında açı ve mesafe olarak orman tahdit noktalarının konulduğu yerler arasında farklılık olduğu anlaşılmaktadır. Asıl olan 1944 yılına ilişkin orman tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıdır. 1996 yılında yapılan sadece önceki orman kadastro çalışmasının aplikasyonu yapılmıştır. Aplikasyon işlemi ile kesinleşen orman kadastrosu değiştirilemez.
Ayrıca uzman bilirkişilerinin rapor ekinde sundukları 11868, 11869, 11870, 11867, 11866, 11865, 11864, 11863,11862 nolu orman tahdit noktaları açı ve mesafe olarak 1944 yılına ilişkin orman tahdit haritasından farklıdır.Kesinleşen orman tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması bu hali ile yetersiz olduğu gibi, dosya kapsamından bu yerde 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözönünde bulundurularak orman kadastrosunun bu güne kadar yapılmadığı da anlaşılmaktadır.
Ancak kendilerinden rapor alınan uzman bilirkişiler sadece 1944 yılında kesinleşen orman tahdidini esas alıp rapor düzenlemişler, taşınmazın öncesi itibariyle 4785 Sayılı Yasa karşısında orman sayılan yerlerden olup olmadığını, memleket haritası, ... fotoğrafı ve amenajman planını uygulayarak bildirmemişlerdir.
3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarının kadastrosunun yapılmasını öngörmüş, 13/07/1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 sayılı Yasanın 1. maddesiyle tüm özel ormanlar hiçbir bildirime gerek olmadan devletleştirilmiş olduğundan, bir yerde 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden önce orman kadastrosu yapılmışsa, o yerdeki taşınmazın orman olup olmadığı, sadece orman kadastro haritası ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenemez.
Bu nedenle; mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasında seçilecek 3 uzman orman yüksek mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte tutanaklarda bahsi geçen sabit mevki ve yer adları konusunda yerel bilirkişi ifadelerinden yararlanılarak 1944 yılına ait orman kadastrosu, 1996 yılına ait aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalar ile arazi kadastro paftası, 6831 Sayılı Yasaya göre
orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahatnamede tarif edilen yöntemle değişik açı ve mesafelerdeki en az 6-7 adet orman sınır noktalarını gösterecek şekilde çekişmeli taşınmaza geniş çevresi ile birlikte sağlıklı biçimde uygulanmalı, zeminde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle,
tutanak ve haritalardaki açı ve mesafelere göre bir bir bulunup zeminde işaretlenmeli ve buna göre çekişmeli taşınmazın 1944 ve 1996 tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı,1944 ve 1996 tahdit hatlarının farklı olması halinde 1944 tahdit hattının esas alınacağı düşünülmeli, bilirkişilere uygulamayı detaylı olarak gösteren ayrı renk ve kalemlerle işaretli, orman tahdit hattı ile irtibatlı, kadastro ve orman tahdit haritaları ölçekleri eşitlenip biribiri üzerine ablike edilerek müşterek kroki düzenlettirilmelidir.
Yukarıda belirtilen şekilde yapılacak uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın1944 yılında kesinleşen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında kaldığı ve aplikasyon 2/B uygulamasında 2/B madde uygulamasına konu olmadığı anlaşıldığında ise; mahkemece eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında; bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte uygulanmak suretiyle; çekişmeli taşınmazın, bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45.maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli;
... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,
her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, böylece 1944 yılı orman kadastrosu dışında kalan dava konusu olan taşınmazın 4785 Sayılı Yasa karşısında orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli, toplanacak tüm kanıtlar değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/3738, K. 2006/6602, 11 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama