Davacı ... 05.01.2003 tarihli dilekçesiyle, ... (...)-... Mahallesi 1405, 1578, 1587, 1686, 1729, 1811, 1880, 1894, 1895 ve 1961 sayılı parsellerin, 1942 orman sınırları içindeyse de, 1952 yılında makiye ayrılmakla, orman ile ilgisinin kalmadığı, önceki zilyetler tarafından imar ihya edildiği, ... alanı olarak ... sıfatıyla zilyet edildiği, Hazine adına tesbit ve tescilinin kesinleştiği tarihe kadar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ve adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 04.11.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 04.06.1987 tarihinde ilan edilen ve 04.12.1987 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
... (...)-... Mahallesinde 1988-1992 yılları arasında yapılıp, 28.01.1993 ila 01.03.1993 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen arazi kadastrosunda; 1405, 1578, 1587, 1686, 1729, 1811, 1880, 1894, 1895 ve 1961 parsel sayılı taşınmazların Mart 1952 tarih 22, Şubat 1953 tarih ve 95, Ocak 1956 tarih 29, Nisan 1956 tarih 42 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, Hazine adına tapuya kayıt edildiğinden söz edilip, ... ... kullanımında olduğu beyanlara yazılarak Hazine adına tesbiti itirazsız kesinleşerek tapu kayıtları oluşmuştur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, kesinleşmiş orman kadastrosu, ... tefrik haritası ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde tutanakların ve haritalarının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1952 yılında 1405, 1578, 1587, 1686, 1729, 1811, 1895 ve 1961 sayılı parsellerin, 1957 yılında da, 1880 ve 1894 sayılı parsellerin makiye ayrıldığı,
çekişmeli parsellerin 1961 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldıkları, 1976 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1345 parsel sayısı ile 1980 yılında Hazine adına tescil edildiği, gerçek kişilerin itirazı üzerine Kadastro Mahkemesinin 11.06.1984 gün ve 1984/417-879 sayılı kararı ile bu tecilin ikinci kadastro sayılarak iptal edildiği,
1988 yılında tekrar Hazine adına tesbit edilip, kadastro tesbitinin itirazsız kesinleştiği belirlendiğine, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının 27 dönüm yüzölçümünde olup, 1961 genel arazi kadastrosunda yüzölçümünden fazlaya çekişmeli parsellerin çok uzağındaki kadastro parsellerine uygulandığı,
tarif edilen sınırları ve yüzölçümüne göre, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince çekişmeli parselleri kapsadığı söylenemeyeceği, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yyasanın 1. maddesi hükmüne göre kurulan makiye ayırma komisyonunun, 6831 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yasal hiçbir dayanağının kalmadığı gibi, makiye ayrılan yerlerde, özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği gibi, makiye ayırma işleminin yapıldığı 1953 ve 1957 yıllarından, arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı 1961 yılına, bu tarihten,
Hazine adına tesbit edildiği 1980 yılına ve bu tarihten, gerçek kişilerin açtığı dava sonucu tekrar tapulama dışı bırakıldığı 1984 yılına ve bu tarihten sonra da yine, belediye sınırları içine alındığı 1987 ve Hazine adına tesbitinin yapıldığı 1988 yılına kadar, kesintisiz ve nizasız 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin hiçbir zaman dolmadığı, kaldı ki, 1578 parseli imar ihyasına 8, 1748 sayılı parselin imar ihyasına da 1 yıl önce başlandığı, imar ihyanın halen tamamlanmadığı, 1587 parsel arsa niteliğinde olduğu, ... alanı olmadığı,
1894 ile 1895 parseller ile 1729 parselin (B) ile gösterilen bölümünün imar ihya edilmediği devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, dava çekişmeli parsellerin imar uygulamasıyla gittiği bir kısım parselin müşterek maliki gerçek kişilere yöneltilmemişse de, davacının kendisinin neden olduğu usul eksikliği nedeniyle kararın bozulmasını isteyemeyeceğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.