Davacı gerçek kişi 23.06.2000 tarihli dilekçesiyle, ... Köyü 1148 ve 1385 sayılı parsellerin Şubat 1307 Y.tarih 146 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında ... ın atalarına ait olduğu, kendisinin ... tan satın aldığı, makiye ayrılmakla orman ile ilgisinin kesildiği, taşınmazın ... yıllar önce imar ihya edilerek zilyet edildiği iddiasıyla davalı adına olan tapu kaydının iptali ve adına tescilini istemiştir.
Katılan ... ... çekişmeli 1385 sayılı parselin 427 m2 bölümünün kendisine ait olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Davacı ..., 18.10.2000 tarihli celsede 1148 sayılı parsele ilişkin davasının bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, katılan ... şahinin davasının açılmamış sayılmasına, ... ...'in 1148 sayılı parsel hakkındaki davasının feragat nedeniyle, 1385 sayılı parsele ilişkin davasının ise sübut bulmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından her iki parsel yönünden de temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahditin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve kararın dayandığı gerekçeye göre, davacının ... köyü 1148 sayılı parsele ilişkin davasından yöntemine uygun biçimde feragat ettiği, feragatın kesin hükmün bütün sonuçlarını doğuracak tek taraflı bir irade beyanı olduğu, bu nedenle 1148 sayılı parsele ilişkin davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu,
1385 sayılı parsele ilişkin keşif kararları gereğinin yerine getirilmemesi üzerine yöntemince verilen kesin önele davacı taraf uymadığından keşif delilinden vazgeçmiş sayılacağı, dosyadaki mevcut deliller ve özellikle kadastro mahkemesinin kesinleşen 08.02.1994 gün ve 1991/274-143 sayılı kararının dayanağı bilirkişi raporuyla çekişmeli 1358 sayılı parselin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1976 yılında yapılan orman kadastro işleminde, kadastro ekibinin,
çekişmeli taşımazın bulunduğu yerde 1942 yılında yapılan orman kadastrosunun Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Hakem sıfatıyla verdiği iptal kararı ile iptal edildiğinden söz ederek, taşınmazı orman olarak sınırlandırdığı, itirazların incelenmesi sırasında orman kadastro komisyonunun, taşınmazın bulunduğu yerin makiye ayrıldığı bu nednle orman rejimi dışına çıkarıldığından söz ..., 1942 yılında yapılan orman kadastrosunu yok sayarak taşınmazı orman sınırları dışında bıraktığının bildirildiği, Kadastro mahkemesince bu raporun yanlış değerlendirilerek,
taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken, kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği gerekçesiyle taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın taraf olmayan Orman Yönetimini bağlamayacağı, ancak bu kararın, taşınmazın 1942 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı, 1976 yılında yapılan işlemde ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına ilişkin kesin hüküm olmasa da ... delil oluşturduğu, 1942 yılında yapılan orman kadastrosunun sadece ...
Yönetiminin tapulu taşınmazlarına ilişkin olarak iptal edildiği, taşınmazın böyle bir tapu kaydının bulunmadığı, bu nedenle 1942 orman kadastrosunun iptal edildiğinden söz edilemeyeceği, 1942 yılında yapılan orman kadastrosunu tamamen yok sayan ve 1942 yılında orman olarak sınırlandırılan yerlerin orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin, 1976 yılında yapılan orman kadastrosunun hukuki değeri bulunmasa da, bu tartışmanın Orman Yönetimi ile Hazine arasında görülecek bir davada yapılabileceği,
halen 1942 yılında yapılıp kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki yada kadastro mahkemesinin kesinleşmiş mahkeme kararında kabul edildiği gibi Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış taşınmazların, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği gözetilerek davanın bu nedenlerle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 25/05/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.