KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/4272 E., 2006/7213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
818 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki mera tahsis işleminin ve kadastro tespitinin iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi ve Köy Tüzel Kişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında .... Köyü 553 parsel sayılı 3.087.050,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı ... Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, mera komisyonunca yapılan tahsisin ve kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmış, dava dosyaları hukuki bağlantı sebebiyle H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi ve Köy Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4342 Sayılı Mera Yasası uyarınca yapılan mera tahsis işleminin ve kadastro tespitinin iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazın Balıkesir Mera Komisyon Başkanlığınca mera olarak tahsis edildiği ve tahsis işleminin 19.11.2004-20.12.2004 tarihleri arasında ilan edildiği, Orman Yönetiminin taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla askı süresi içinde Kadastro Mahkemesinde 2004/29 Esas sayılı davayı ve çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile tapuya tescili istemiyle eldeki davayı açtığı, 553 parsel sayılı taşınmazın 1977 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında mera olarak sınırlandırıldığı ve tutanağın itiraz edilmeksizin 08.03.1977 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
3 Mart 1998 tarihinde yürürlüğe giren, 4342 Sayılı Mera Yasasının 13/5. maddesinde “komisyon kararlarına karşı 30 günlük askı ilan süresi ve tebligatı gerektiren hallerde tebliğden itibaren 30 günlük süre içinde asliye hukuk mahkemesine, kadastro yapılan yerlerde ise, kadastro mahkemesine dava açılabilir” hükmü bulunduğundan, Yasasının öngördüğü ... ilke, mera komisyonlarının TESBİT, TAHDİT ve TAHSİS kararlarına karşı açılacak davalara bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğudur.
Maddede belirtilen “kadastro yapılan yerlerde” tümcesinin Mera Yasasının 7/2 ve 3. fıkralarında anılan biçimde bir mera tesbit ve tahdit işlemi yapılarak o taşınmaz hakkında genel arazi kadastro tutanağı düzenlenip askı ilanına çıkartılması halinin, yasadaki “kadastro yapılan yerler” kavramı içinde düşünülerek, işte bu halde, askı ilan süresi içinde açılacak davalara bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğunu kabul etmek gerekir.
Mera Yasasının 13. maddesinin 5. fıkrasındaki (3402 Sayılı Kadastro Yasası uyarınca programa alınan yerler, çalışmaların başlamasından en az 4 ay önce Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce, Bakanlığa bildirilir.
Bu süre içinde ilgili komisyonlar tarafından mera, yaylak ve kışlakların tespit ve tahdidi yapılarak, durum Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne intikal ettirilir) hükmü ile aynı maddenin 7. fıkrasındaki (komisyonlar,yukarıda belirlenen süre içinde mera tespit ve tahdit işlemlerini yapmadığı takdirde, bu işlemler 3402 Sayılı Kadastro Yasası hükümlerine göre kadastro komisyonlarınca gerçekleştirilir) hükmü karşısında, mera komisyonu tarafından tesbit ve tahdidi yapılarak Tapu Kadastro Genel Müdürlüğüne intikal ettirilen,
ya da yasada öngörülen sürede komisyonca tesbit ve tahdidin yapılmaması nedeniyle bu işlemlerin arazi kadastro ekiplerince yapılarak kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlar hakkında 3402 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi uyarınca 30 günlük askı ilan süresi içinde açılan davalara bakma görevinin kadastro mahkemelerine ait olacağı, bunun dışında yani daha önce hiç kadastro yapılmayan, ya da genel arazi kadastro işlemi önceki yıllarda yapılıp kesinleşen yerlerde mera komisyonunun yaptığı tesbit, tahdit ve tahsis kararlarının,
mera komisyonu tarafından Mera Yasasının 13/4. maddesi gereğince yaptığı ilan ya da tebliğ üzerine 30 günlük süre içinde açılacak davalara bakma görevinin asliye hukuk mahkemelerine ait olduğu kabul edilmelidir.
Şunu da belirtmek gerekir ki; mera, yaylak ve kışlakların tesbit ve tahdit (sınırlandırılma) işlemleri yasal yollardan geçip kesinleşmedikçe mera komisyonları tarafından TAHSİS kararı verilemez. Yasanın 7. ya da başka bir maddesinde arazi kadastro ekip ve komisyonlarına TAHSİS yapma yetkisi de verilmemiştir. Yasanın 12. maddesi gereğince TAHSİS KARARI verme yetkisi sadece mera komisyonlarına aittir.
Komisyonun verilen tahsis kararları Valilik onayı ile yürürlüğe girip bundan sonra 13/4. maddesi hükmünce ilan ve ilgili kuruluşlara tebliğ edilir.
Mera Yasasının 7 ve 13. maddeleri ile 3402 Sayılı Yasanın 25/son maddesi hükmü birlikte gözönünde bulundurulduğunda, ister kadastro yapılan, isterse yapılmayan yerlerde mera komisyonlarının verdiği TAHSİS KARARLARINA karşı 30 günlük askı ilanı içinde açılacak davaların Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği sonucuna ulaşılır.
Orman Yönetimitarafından mera komisyon kararına karşı askı süresi içinde dava açılmıştır. Kaldı ki; bir an için Orman Yönetiminin 30 günlük askı süresini geçirerek eldeki davayı açtığı kabul edilse dahi bu süre orman yönetimi için bağlayıcı ve hak düşürücü nitelikte olmayıp askı süresi içinde genel arazi kadastrosu yapılan yerlerde görevli mahkemeyi belirlemede önem arz etmektedir. Orman Yönetimi her zaman orman iddiasıyla dava açabilir.
Ormanlarda özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümleri uygulanmaz.
Somut uyuşmazlıkta genel arazi kadastrosu 1977 yılında yapılıp kesinleşmiş olduğundan görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekeceğinden yerel mahkemenin görevsizlik kararı vererek karar kesinleştiğinde istek halinde dava dosyasını görevli ve yetkili Bigadiç Asliye Hukuk Mahkemesine göndermesi gerekirken işin esası hakkında karar vermesi doğru değildir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/4272, K. 2006/7213, 25 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama