Davacı Hazine, ... Köyü 27440 ada 11 parsel sayılı taşınmazın, 1947 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisindeyken, 1988 yılında 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan bölümünün tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve çekişmeli parselin (A) ile gösterilen 824 m2 yüzölüçümündeki bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işlemi kesinleşen parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 04.11.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
... Köyünde yer alan ve arsa niteliğinde ve 1013 m2 yüzölçümünde bulunan dava konusu 27440 ada 11 parsel sayılı taşınmaz davalı adına tapuda kayıtlı olup, 29, 119 ve 120 sayılı kadastro parsellerinin imar uygulaması sonucu oluşmuş ise de, ... Belediyesi adına ihdasen oluşan 331 sayılı parselin çapı içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın temyize konu (A) ile gösterilen bölümünün 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bulunduğu, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre çalışma yapan ... tefrik komisyonunca muhafaza makisi olarak belirlendiği,
1963 yılında eski tarihli tapu kaydına dayanılarak gerçek kişiler adına tesbit edilmişse de, tesbite esas alınan tapu kaydı, orman tahditi içinde kaldığından hukuki değerini yitirdiği gibi, sınırlaması kesinleşen orman alanlarında kadastro yoluyla oluşan tapu kaydının ve tek taraflı işlem ile ihdasen, arsa niteliğiyle belediye adına oluşturulan tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığı,
1976 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmışsa da, Orman Yönetiminin açtığı dava sonunda, İdare Mahkemesinin 15.01.1987 gün ve 1985/711-17 sayılı kararı ile orman niteliğini kaybetmediği ve devlet ormanları ile çevrili olduğundan bu işlemin iptaline karar verildiği, daha sonra 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, bu yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, kaldı ki;
orman sınırları dışına çıkarıldığı tarihten sonra dava tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin de dolmadığı belirlenerek, Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişilerin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.- YTL. vekalet ücretinin gerçek kişilerden alınarak davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 23/05/2006 günü oybirliği ile karar verildi.