KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/4592 E., 2006/8925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri Çayırbaşı Köyü, ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, taşınmazın murisleri ... ...'a muhacir olduğu için 1927 yılında iskanen verildiğini, üzerinde kendilerine ait ev bulunduğunu ve adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile (D4) ile gösterilen 12003.30 m2 ve (D3) ile gösterilen 957.57 m2 lik kısımların davacılar adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdidi 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır. Daha sonra 1979 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 13.12.1989 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu 1959 yılında yapılmış ve sonuçları 26.01.1961-24.02 1961 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir.
Yörede 1959 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 278 ve 279 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına komisyon kararı ile tespit gördüğü, tespitlere ... ... ve arkadaşlarının itiraz ettiği, tapulama mahkemesinin 1969/85-1974/11 sayılı kararı ile 278 nolu parselin A= 1500 m2'lik kısmının ... ... mirasçıları adına tesciline karar verildiği, kalan 15040 m2 'lik kısmının tescil harici bırakıldığı; aynı şekilde 279 nolu parselin B= 6803 m2'lik kısmının ... ... mirasçıları adına tesciline karar verildiği, kalan 14327 m2'lik kısmının tescil harici bırakıldığı anlaşılmakta olup hüküm 27.06.1974 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosyada mevcut karara dayanak alınan ve fenni bilirkişi ... ... ... tarafından çizilen kroki ile Tapulama mahkemesinin 1969/85 esas sayılı dosyası içinde bulunan kroki birlikte değerlendirildiğinde mahkemece davacılar adına tapuya tesciline karar verilen D3 ve D4 ile gösterilen kısımların tapulama mahkemesinin 1969/85-1974/11 sayılı dosyasında 279 nolu parselin tapulama harici bırakılan kısmını oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Kadastro mahkemesinin 1969/85-1974/11 sayılı dava dosyasındaki davacılar ile temyize konu dava dosyasındaki davacılar ayni kişiler olmamakla birlikte ortak miras bırakanlarının ... ... olduğu; davacıların muris ... ...'ın oğlu ölü ... ...’ın eşi ve çocukları olup ...'ın
kadastro mahkemesinin 1969/85-1974/11 sayılı dosyanın davacılarından biri olduğu,her iki dosyada da aynı tapu kayıtlarına dayanarak dava açıldığı anlaşılmaktadır.Miras bırakan hakkında verilen hüküm H.Y.U.Y.'nın 237. madde anlamında halefiyet yoluyla mirasçıları bağlar ve davacılar yönünden de kesin hüküm oluşturur. Bu nedenle mahkemece kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/4592, K. 2006/8925, 19 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama