Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.09.2004 gün 2004/10151-9501 sayılı bozma kararında özetle: "Mahkemece yeniden yapılacak keşifte tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, şimdi dava edilen yer taraflar arasında kesin hüküm teşkil eden 1982/253 sayılı dosyada hükme bağlanan 300 m2'lik bölüm içinde kalıyorsa davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 02.07.1973 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve taraflar arasında görülüp kesinleşen 09.12.1982 gün ve 1982/253-443 sayılı kararla bu kararın dayanağı olan ... tarafından düzenlenen rapor ve krokide çekişmeli 1221 sayılı parselin 30 metre olan ... sınırından kuzeye doğru çizilen doğrunun, 20 metre olan ... üçgen şeklinde belirlenen bir alanın orman sınırı içinde kaldığının belirlendiği, ancak bu üçgen alanının 30x20=600 m2 olarak yazıldığı, üçgen alanının bulunması için 600 rakamının ikiye bölünmeden hesap hatası olarak 600 m2 yazıldığı,
daha sonra Orman Yönetiminin tavzih talebi üzerine mahkemenin 26.10.1999 gün 1982/253-443 sayılı ek kararı ile bu maddi hatanın giderildiği ve 1221 sayılı parselin orman içinde kalan bölümünün 300 m2 olduğu konusunda tavzih kararı verilip, bu kararın da kesinleştiği, artık kesinleşen bu tavzih kararına göre işlem yapılması gerektiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde Harita Kadastro Mühendisi ... ... ile Orman Mühendisi ... ... tarafından düzenlenen 18.05.2005 tarihli rapora ekli 1/1000 ölçekli haritada önceki itiraz hattı olarak gösterilen hattın,
kesinleşen 09.12.1982 tarihli ilk karara ve bu kararın tavzihine ilişkin yine kesinleşen 26.10.1999 tarihli tavzih kararın uygun olduğu, bu kararlar ve raporlar esas alınarak çekişmeli taşınmazın 300 m2'lik güneydoğu bölümünün ifrazen orman olarak Hazine adına tescil edilerek mahkeme kararının bu şekilde infaz edileceği gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29/05/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.