KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/5373 E., 2006/8993 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 106 ada 29 parsel ve 112 ada 41 parsel sayılı sırasıyla 5809.67 m2 ve 533.24 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, fındıklık niteliğinde komşu oldukları 112 ada 19 parsel ile 106 ada 16 parsellere uygulanan vergi kayıtlarının miktar fazlası olmaları nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, kendisine ait ... alanı oldukları iddiası ile dava açmış, Orman Yönetimi orman iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece davaların kısmen kabulüne ve dava konusu 112 ada 41 parselin davacı gerçek kişi adına, 106 ada 29 parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından 112 ada 41 parselle ilgili olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1967 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki;
Çekişmeli parsele komşu bulunan, dava dışı 12, 18, 19 ve 20 sayılı parsellere uygulanan vergi kayıtları çekişmeli parsel yönünü "mezarlık" okumaktadır. Bu sebeple, 12 parselden 39 parsel, 18 parselden 40 parsel, 19 parselden 41 parsel ve 20 parselden de 42 parsel ifrazen oluşturulmuş, Hazine adına kaydedilmiştir. Eylemli durumda güneydeki yoldan sonra gelen 1 parsel mezarlıktır. Mahkemece yolun hangi tarihte açıldığı, mezarlığa tecavüzü olup olmadığı araştırılmamıştır.
Taşınmazın ormanla ilgisinin bulunmadığı kabul edilmişse de, orman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora ekli kroki kanı uyandırmamaktadır. Çekişmeli parsel ve geniş çevresine ait pafta örneği ile 1967 yılı orman tahdit haritası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine ablike edilmediğinden denetlenememektedir.
Kaldı ki; taşınmazın orman ya da mezarlık olmadığı kabul edilse dahi dinlenen zilyetlik tanığı bu konuda bilgisi olmadığını bildirmiş, yerel bilirikşi soyut olarak babadan intikalen eklemeli zilyetlikten sözetmiş, müstakil zilyetliğin 20 yıla ulaşıp ulaşmadığı belirlenmemiş, ulaşmıyorsa muris hakkında 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen kısıtlamalar araştırılmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden (ya da mezarlık) olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir.
Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte ... uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli.
3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, ... ve ... olarak kazanılmış ... miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/5373, K. 2006/8993, 20 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama