KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/5431 E., 2006/13960 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Köytüzelkişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Yönetim, 23.03.2004 tarihli dava dilekçesinde yörede 1970 yılında yapılan kadastro sırasında ...
Köyü 199 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların, 1051 Sayılı Yasa uyarınca önce Hazine adına tespitlerinin yapıldığını, daha sonra 1977 yılında köy tüzelkişiliği adına intikal gördüğünü, oysa; taşınmazların yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 1949 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdidi içerisinde kaldığını, 3402 Sayılı Yasanın 4. madde uygulamasına esas olmak üzere 41 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde uygulaması bu parseller de yapılmadığını, bu nedenle tapu kaydının iptali istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu ... Köyü 199 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı köy tüzelkişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemidir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 14.10.1949 tarihinde yapılıp 18 Ocak 1950 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi uygulamalarına esas olmak üzere 02.07.2001 tarihinde yapılıp 13.03.2003 - 14.04.2003 tarihleri arasında ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişi tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim, yön ve uzaklık bakımından benzerlik yoktur. Tahdit haritası ile kroki çelişkili olup, mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, 8205 ila 8216 ve 8217, 8218, 8219, 8220, 8221, 8222, 8223, 8224, 8285, 8286, 8287, 8288, 8289, 8328, 8329 (OTS) noktalarını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı;
bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/5431, K. 2006/13960, 30 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama