Davacı gerçek kişiler, 10.10.2002 tarihli dilekçeleriyle, ... Köyü 454 parsel sayılı taşınmazın, 1952 yılında makiye ayrılmakla ormanla olan ilişkisinin kesildiği, yeniden orman sınırları içinde aplike edilip Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasının yasal dayanağı bulunmadığı, satın aldıkları ... ... tarafından imar ve ihya edildiği ve 20 yıldan fazla süreyle ... alanı olarak zilyet edildiği,
kadastro tesbit tarihinden önce yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Hazine adına oluşturulan tapu kaydının iptalini ve adına tescilini, davalı gerçek kişi yararına tapunun beyanlar hanesine konulan zilyetlik şerhinin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile, beyanlar hanesindeki zilyetlik şerhinin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde ilk orman kadastrosu 1946 yılında yapılıp kesinleşmiştir. Daha sonra, 1980 yılında yapılıp, 06.04.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1990 yılında yapılıp, 25.02.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması dava tarihinden önce kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli taşınmazın tamamının 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1963 ve 1970 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosunda ise orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1981 yılında orman sınırları içinde aplike edilerek,
1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu işlemin 06.04.1981 tarihinde ilan edilerek 06.04.1982 tarihinde kesinleştiği, 2. madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların 310 parsel sayısıyla 30.06.1992 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edildiği belirlenerek,
... tefrik komisyonunun yasada öngörülen sayı ve nitelikte elemanı bulunmadığı bu nedenle kuruluşu yasaya aykırı olduğu gibi, makiye ayrılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, H.G.K 27.02.2002/1-19 E., 97 K. Sayılı Kararında değinildiği gibi bu tür yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapulara değer verileceği, davacı tarafın böyle bir tapusunun olmadığı,
6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, yasalar gereği Hazineye kalan taşınmazlardan olduğundan kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği kaldı ki, taşınmazın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılma işleminin
kesinleştiği 06.04.1982 tarihinden, Hazine adına tapuya tescil edildiği 30.06.1992 tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığı belirlenerek, Hazine aleyhine açılan davanın reddine ve taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine yazılan zilyetin hak sahipleri tesbit komisyonunu bağlamadığı, zilyetlik hususunda hak sahipleri tesbit komisyonun kararı eklenerek gerekirse bu karara karşı dava açılabileceği gözetilerek bu yönden de davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine 29/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.