KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/6060 E., 2006/9044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 01.12.1987 gün 3898-3559 sayılı bozma kararında özetle: "Çekişmeli ... Köyü 420 parsel hakkında önceki bozma kararında tescil ilamı ile oluşan tapu kaydının dayanağı olan haritanın uygulanması gereğine değinildiği, mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmişse de davalının dayandığı tapuya değer verilmeksizin hüküm kurulmasının isbetsiz olduğu 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesi ve 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddesi dikkate alınarak tapunun uyması halinde davalı adına tescile karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemec bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece davacının tutunduğu tapu kaydına değer verilmek suretiyle 3402 Sayılı Yasanın 45. ve 6831 Sayılı Yasanın 11/4. maddelerinin dikkate alınması konusundaki bozma kararına uyularak hüküm kurulmuştur. Ancak ... tevzi yoluyla verilen yerlerin orman rejimi dışına çıkartılması halinde hak sahipleri adına tesbit ve tescil edileceğini öngören 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesi 22.02.2005 tarihinde kabul edilen 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Hukuk Genel Kurulunun 09.03.1988 gün ve 1987/2-860-232 sayılı kararında da açıklandığı gibi devam eden uyuşmazlıklarda ... yasa ve düzenleyici hükümlerin derhal uygulanacağı kuralı kabul edilmiştir.
Somut olaya da 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesini yürürlükten kaldıran 5304 Sayılı Yasa uygulanarak, eski tarihli resmi belgelerde taşınmazın orman veya 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi anlamında orman içi açıklık olup olmadığı belirlenmeli, orman olan yerlerde oluşturulan tapu kayıtlarının hukuki değer taşımayacağı, 4753 Sayılı Yasada da ormanların tevzi edileceğine dair hüküm bulunmadığı gözönünde bulundurulmalıdır.
O halde; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/6060, K. 2006/9044, 20 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama