Kadastro sırasında ... Köyü 102 ada 89 parsel sayılı 3.470,57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesiz olarak tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı ... adına, 102 ada 17 parsel sayılı 430.484m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesiz olarak orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmişlerdir.
Davacı; ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak genel arazi kadastrosu sırasında adına tespit edilen 102 ada 89 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik yazıldığı, 16.000 m2 yüzölçümlü yerinin orman sınırları içinde bırakıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Taşınmaz başında yapılan keşif sonucu davacının dava ettiği yerin 102 ada 17 sayılı orman parseli içinde kaldığı belirlenmiştir.
102 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tutanağı itiraz olmadığından bahisle kesinleştirildiği, 102 ada 89 parsel sayılı taşınmazında ... Kadastro Mahkemesinin 2005/75 esas sayılı dosyasında davalı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın reddine, 102 ada 89 parselin tespit gibi tesciline, davacının dava ettiği ... bilirkişi raporunda (A ve B) ile işaretlenen yerlerin orman sayılan yerlerden olduğundan bu taşınmazlara yönelik açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davacının dava ettiği yerin 102 ada 17 parsel sayılı taşınmaz içinde kalan ve ... bilirkişi raporunda (A ve B) ile işaretlenen yerler olduğu ve dava edilen yerlerin dört tarafının da orman parseli ile çevrili olduğu böylelikle 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu, orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağına göre davanın reddi yönünde kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak;102 ada 89 parsel sayılı taşınmaz eldeki dosyada dava konusu olmadığı aksine ...
Kadastro Mahkemesinin 2005/75 esas sayılı dosyasında davalı olduğu halde tespit gibi tesciline karar verilmesi ve dava konusu olan 102 ada 17 parselin tutanak aslı davalı şerhi verdirilerek tapu sicil müdürlüğünden getirtilip bu dosya içine konulmaması ve bu parsel hakkında da hüküm kurulmayıp yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hükmün 2. ve 3. fıkrasının tamamen kaldırılarak bunların yerine “... ili Merkez ... Köyü 102 ada 89 parsel sayılı taşınmaz eldeki dosyada dava konusu olmayıp ... Kadastro Mahkemesinin 2005/75 esas sayılı dosyasında davalı olduğundan kadastro tespit tutanak aslının bu dosyadan çıkarılarak ... Kadastro Mahkemesinin 2005/75 esas sayılı dava dosyasının içine konulmasına ve eldeki dosyada bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ... İli Merkez ...
Köyünde bulunan 102 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının bu dosya içine konularak tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 30.06.2006 günü oybirliğiyle karar verildi.