KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/6405 E., 2006/8550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 101 ada 399 parsel sayılı 12.277,88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden davalılar adlarına tesbit edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) harfli 4000 m2'lik bölümünün orman niteliği ile Hazine, (B) harfli 8277,88 m2'lik bölümünün davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman orman bilirkişi,raporunda çekişmeli taşınmazın 1957 tarihli memleket haritasında (A) harfli 4000 m2’lik bölümünün yeşile ... ormanlık alanda orman sayılan yerlerden olduğunu, geriye kalan bölümün ise açık alanda kaldığını orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamış, ... bilirkişi ise, (A) harfli bölümü gösteren kroki sunmuştur. Ancak, aynı bilirkişilerin müşterek olarak düzenledikleri ve memleket haritasının çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki ormanlık alanı gösteren kroki ve raporda yeşile ... ormanlık alan olarak gösterdikleri bölüm ile önceki kroki arasında farklılık bulunmaktadır.
Bu nedenle, çekişmeli taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı hususundaki uyuşmazlığın orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir.
13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur.
İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.Mahkemece, öncelikle çekişeli taşınmaz komşu olan taşınmazların bazılarının itirazlı oldukları anlaşıldığından halen derdest iseler bunlara ilişkin dosyalar ile birlikte bu dosyanın keşfinin yapılması gerektiği ve karara çıkmış ise bu dosyalara ilişkin mahkeme kararları dosya içine konularak çekişmeli taşınmaz ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeli, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip,
önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı , ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/6405, K. 2006/8550, 16 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama