Davacı gerçek kişi 02.07.1999 tarihinde, ... Köyü 1515 sayılı parselin kadastroda ilkin kendi adına tesbit edildiği, Hazinenin açtığı dava sonunda bu parselin Hazine adına tesciline ilişkin ...
Asliye 4 Hukuk Mahkemesinin 08.07.1997 gün ve 1997/180-644 sayılı kararının kesinleştiği, Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin dosyasına tapu kaydı sundukları halde, davacı tarafın itirazı ile bu tapu kaydının getirtilmediği, kesinleşen mahkeme kararının, çekişmeli parselin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğu esasına dayandığı, sonradan, çekişmeli parsele uyduğunu belirledikleri T.Evvel 1306 Y. tarih ve 349 sıra numaralı tapu kaydını ele geçirdikleri, taşınmazın bu tap kaydı kapsamında kaldığı,
bu nedenlerle Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin sözü edilen kesin kararlarının kesin hüküm oluşturmayacağı iddiasıyla, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahditin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli parselin kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğundan, ... adına olan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tesciline ilişkin Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşen 08.07.1997 gün ve 1997/180-644 sayılı kararı davacı ... aleyhine, çekişmeli taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyecek yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm oluşturup, davacıyı bağlayıcı niteliktedir.
Kesin hüküm bulunmadığı kabul edilse dahi, kesinleşmiş orman kadastrosuna, ... uygulamasına ve mahkeme kararı ile hakem kararının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1952 yılında yapılan makiye ayırma işleminde makiye ayrılmadığı, 1976 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonunca ilkin 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları
dışına çıkarıldığı, daha sora 1942 orman kadastrosunun Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının Hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 taih ve 208 sayılı karar ile iptal edildiği ve taşınmazın makiye ayrılan yerlerden olduğu tartışılarak yeniden yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı,
sonra yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarında durumun değişmediği belirlendiğine, taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, bir başka orman kadastro komisyonunca yasal olmayan nedenlerle yok sayılıp, orman sınırları dışında bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmayıp, bu işleme değer verilemeyeceği, taşınmazın 1942 orman kadastrosu ile orman olarak sınırlandırıldığı ve halen orman sınırları içinde olduğu,
kesinleşen orman kadastro sınırları içinde taşınmazlara ilişkin tapu kayıtlarının hukuki değerlerini kayıp edeceği, devlet ormanlarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla da edinilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, taşınmazın orman niteliğiyle tescili istemiyle Orman Yönetimi yada Hazine tarafından bir dava açılmadığına göre.
Davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 29/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi,