Kadastro sırasında ... Köyü 233 ada 3 parsel sayılı 12.088,26 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesiz olarak tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, zilyetlikle kazanılamayacağı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne yönelik verilen kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.06.2005 tarih 2005/5949 - 8237 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmaz memleket haritasında (x) ile işaretlendiği, memleket haritası ile kadastro paftasını aplike ederek rapor düzenlemediği, ancak ... bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen aplikeli raporun hükme yeterli olduğu,bu sebeple ... ... tarafından düzenlenen raporda (A) ile işaretlenen bölümünün ... adına tapuya tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin kadastro tespitinin iptal edilerek, ... bilirkişi raporunda (A) ile işaretlenen bölümünün davalı adına, (B) ile işaretlenen kesiminin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/06/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.