Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.05.2002 gün 2002/2875-5250 sayılı bozma kararında özetle: "Medeni Yasanın 688/1.maddesi hükmüne göre paylı mülkiyette birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. 688/3.maddesi hükmüne göre de paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahiptir. Taşınmazın aynına ilişkin davalarda davalı sıfatı taşınmaz sahiplerine aittir.
Paylı mülkiyette pay sahiplerinin her biri tek başlarına taşınmazın aynına ilişkin dava açabilirlerse de, kendilerine karşı açılacak davanın tüm pay sahiplerine karşı açılması gerekir. Başka bir anlatımla, pay sahiplerinden sadece birine karşı taşınmazın aynına ilişkin açılan davada husumet eksikliği bulunmaktadır. Pay sahiplerinden birisine karşı dava açılmış ise, dava diğer paydaşlara yaygınlaştırılarak taraf oluşturulamaz.
Ancak, diğer paydaşlar hakkında açılacak davaların bu dava ile birleştirilmesi ve bu şekilde taraf oluşturulması gerekir. Çekişmeli taşınmaz, paylı mülkiyete konu olup tapu kaydına göre 1374/2043 pay ..., 223/2043’er pay da ..., ... ve ... adına kayıtlıdır. Davanın sadece pay sahibi gerçek kişilere karşı açıldığı, Karayolları Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilmediği" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) ile gösterilen 915 m2'lik bölümünün tapusunun iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 28.04.1987 tarihinde ilan edilip dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada kısmen 2/B alanı içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Karayolları Genel Müdürlüğünden yersiz alınan harcın istek halinde yatırana iadesine 09/10/2006 gününde oybirliği ile karar verildi