Davacı ... 19.04.2005 tarihli dilekçesiyle, ... (Köyü) Beldesi, 3550 m2 yüzölçümündeki 513 ve 23500 m2 yüzölçümündeki 11 ve 6350 m2 yüzölçümündeki 80 sayılı parsellerden tevhit ve ifraz yoluyla gelen, 12000 m2 yüzölçümündeki 725 sayılı parselin tapuda adına kayıtlı olduğu, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm bulunduğu halde, taşınmazların tamamının 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin işlemin iptalini, yasaya aykırı olarak beyanlar hanesine konulan 2/B şerhinin iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parsellerin beyanlar hanesinde bulunan, taşınmazın 2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkarılmıştır şeklindeki şerhlerin iptaline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B madde uygulamasının iptaline ve tapunun beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin iptaline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1978-1980 tarihleri arasında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 1.12.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde bulunmaktadır.
Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalarını uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenmişse de, yörede 1953 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında, çekişmeli 513 sayılı parselin, Şubat 1947 tarih ve 203 sıra numaralı tapu kaydı ile gerçek kişi adına, çekişmeli 726 sayılı parselin geldiği 11 sayılı parsel Şubat 1947 tarih 30 sıra numaralı tapu kaydı ile gerçek kişiler,
80 sayılı parselin ise kimsenin kullanımında olmadığından söz edilerek Hazine adına tespit edildiği, Orman Yönetiminin taşınmazların orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile açtığı davalar sonunda , çekişmeli 513 sayılı parselin Tapulama Mahkemesinin 08.05.1965 gün ve 1964/457-14.
726 sayılı parselin geldiği, 11 sayılı parselin Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1954/3182 Esas, 1964/81 karar, 80 sayılı parselin Tapulama Mahkemesinin 19.7.1967 tarih 1954/3249-198 sayılı kararlarıyla, kesinleşen orman tahditi dışında kaldığı, tesbitte esas alınan tapu kayıtları kapsamında kaldığı gerekçesiyle gerçek kişile r adına tescil edildiği, bu kararların Orman Yönetimini bağlayacak kesin hüküm olduğu, Hazine yönünden ise ... delil oluşturacağı göz önünde bulundurularak,
tapu kayıtlarının beyanlar hanesindeki “6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır” şerhinin iptaline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Ancak, tapu kaydının beyanlar hanesindeki şerhin yukarıda sözü edilen mevcut kesin hüküm nedeniyle, taşınmazın mülkiyetine ilişkin bir şerh olmadığı gözetilmeden, davacı yararına nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hüküm fıkrasının üçüncü bendinin kaldırılarak; bunun yerine üçüncü bend olarak “karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifelerine göre 350.00, (üçyüzelli) ...
Türk lirası Avukatlık ücretinin davalı yönetimden alınarak davacıya verilmesine", cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 23/03/2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.