KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/8550 E., 2006/11949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 154 ada 52, 9 ve 3, 131 ada 10 parsel sayılı sırasıyla 1183.12 m2, 1256.64 m2, 3200.77 m2 ve 2799.69 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 131 ada 10 ve 154 ada 52 nolu parseller ile 154 ada 3 parselin (A) ile gösterilen 953.13 m2 ile 154 ada 9 nolu parselin (A) ile gösterilen 1087.23 m2'lik bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına, 154 ada 3 ve 9 nolu parsellerin kalan bölümlerinin tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 154 ada 52, parsel sayılı taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu; 154 ada 3 ve 154 ada 9 nolu parsellerin ise kısmen orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı ... Yönetiminin ve davalının bu parsellere yönelik olarak yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
2) Dosyada mevcut orman bilirkişi ...’in ... olduğu 15.08.2005 tarihli bilirkişi raporunda, çekişmeli 131 ada 10 nolu parselin 1957 tarihli memleket haritasında tamamının açık alanda kaldığı, 1997 tarihli memleket haritasında ise (A) kısmının yeşil orman alanı içinde kaldığı bildirilmiş olup, taşınmazın (A) ile gösterilen kısmının evveliyatında orman olduğundan sonuç olarak (A) kısmının orman sayılan yerlerden olduğu kalan kısmının ise orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Dosyada mevcut kadastro paftası ile memleket haritasının çakıştırıldığı harita incelendiğinde ve dava konusu parsel, komşu 131 ada 1, 2, 6 ve 9 nolu parsellerle birlikte değerlendirildiğinde orman içi açıklık niteliğini taşımamaktadır ve taşınmazın tamamı 1957 tarihli memleket haritasında açık alanda kalmakta
olup, üzerinde orman ağaç ve ağaççığı bulunmadığı, yulaf ekili olduğu; öncesinin orman sayılmayan yerlerden olduğu, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalarla ilişkisinin olmadığı sabittir. Bu nedenle mahkemece davanın reddine ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/8550, K. 2006/11949, 25 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama