KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/8583 E., 2006/11747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılardan ... ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Rumeli ... Mahallesi 948 ada 30 parsel sayılı 93,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında Nisan 1955 tarih 2 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak üzerinde odası olan dükkan niteliği ile 1/4 payı ... ..., 1/4 payı ... ... ..., 2/4 payı da Hazine adlarına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine; çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla ... ... mirasçıları ve ... ... ...’u taraf göstererek dava açmıştır. ... ... ...’un dava tarihinden önce öldüğünün tespit edilmesi üzerine Hazinenin ... ... ...’un mirasçıları aleyhine açtığı dava bu dava ile birleştirildikten sonra Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,
dava konusu taşınmazın ... bilirkişi tarafından düzenlenen raporda (A) ile işaretlenen 21,07 m2 yüzölçümlü bölümünün ... ... ... ve ... ... adına olan 1/4’... payların tapu kayıtlarının iptal edilerek Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalılardan ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman ve 2/B madde uygulaması nedeniyle açılan tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Hükme dayanak alınan orman bilirkişi kurul raporunda, çekişmeli taşınmazın orman tahdit haritasındaki konumu sadece iki orman sınır noktasıyla gösterilmiş, tahdit ve orman rejimi dışına çıkarma haritaları ile çekişmeli parselin kadastro paftası ölçekleri eşitlenmemiş, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 yada 7 orman tahdit sınır noktasını gösterecek biçimde tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki çizilmemiştir. Bu haliyle uzman bilirkişinin orman tahdit haritası, orman rejimi dışına çıkarma haritaları ve tutanaklarını nasıl uyguladığı net olarak anlaşılamadığından bilirkişi raporu denetlenememektedir.
O halde; öncelikle 3116, 1744, 2896 ve 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastro, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkartma haritaları, işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarını gösteren askı ilan tutanakları, 1956 yılında yapıldığı anlaşılan kadastro paftası bulundukları yerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşmiş tahdit haritası ve 1744,
2896 ve 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde haritaları ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 ya da 7 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın ilk
tahdit haritası ile aplikasyon ve 2/B madde haritasındaki konumları duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı; bilirkişilere, çekişmeli yerin bu haritalara göre yapılan uygulamalarla ilgili konumlarını ayrı ayrı renklerle gösteren müşterek kroki düzenlettirilmeli, yapılan inceleme ve uygulama sonucu çekişmeli taşınmazın 3116 tahdit haritası içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığının ve davalı yere kadastro sırasında uygulanan tapu kaydının çekişmeli yeri miktarı ve sınırları itibariyle kapsadığının,
tapu kaydının orman kadastrosunun yapıldığı tarihten daha önceki tarihli olduğunun ve ilk tahdidin itirazsız kesinleştiğinin belirlenmesi halinde orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin mülkiyetinin tapu sahiplerine döneceği, çıkarma işleminin 2896 ve 3302 Sayılı Yasaların uygulaması sonucu yapılmışsa Hazine adına çıkartıldığı düşünülmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/8583, K. 2006/11747, 21 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama