Hümüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.3.2004 gün 2004/742 - 2841 sayılı bozma ilamında. “Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ...
Köyünde orman kadastrosunun 1985 - 1987 yılları arasında yapılmış askı ilanı sonucu 22.02.1989 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 28.05.1987 tarihinde yürürlüğe giren tapulu taşınmazlarda orman kadastrosuna 10 yıllık süre içinde dava açılabileceğini öngören 3373 sayılı yasa hükümlerine dayanılarak 13.08.1998 tarihinde açıldığı, çekişmeli taşınmazın 1990 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında orman niteliği ile Hazine adına tespit edildiği, 3373 Sayılı Yasada tapu sahiplerine tanınan 10 yıllık süre içinde tahdidin iptalini isteme hakkının geriye yürüyeceğine dair hüküm bulunmadığı,
tapulu taşınmazlar için 3373 Sayılı Yasa ile tanınan ek dava imkanının evvelce düşmüş haklara uygulanması olanağının bulunmadığı bu sebeple davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir
Dava, 10 yıllık süre içinde tapuya dayalı orman kadastrosuna itiraz, tapu iptali ve tescildir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 22.8.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21/09/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.