KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/8659 E., 2006/12628 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
679 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 107 ada 215 parsel sayılı 1825.94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tesbit edilmiştir. Davacı ..., orman olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) ile gösterilen 982.17 m2'lik kısmının orman niteliği ile Hazine adına, (B) ile gösterilen 843.77 m2'lik kısmının davalılardan ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından (B) kısmına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1965 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1991 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır
Çekişmeli ... Köyü 107 Ada 215 parselin (A) ile işaretli 982.17 m2’lik kısmı temyiz edilmediğinden bu kesimle ilgili hüküm kesinleşmiş ve orman lehine kazanılmış hak oluşmuştur. Orman. Yönetiminin temyizi taşınmazın (B) ile işaretli 843.77m2’lik kesimine yöneliktir. Mahkemece bu kesimin kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Şöyle ki; karara dayanak alınan ve uzman bilirkişi tarafından düzenlenmiş olan kroki ile kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması işleminden sonra oluşturulan harita arasında çelişki yok ise de, bir örneği dosyada bulunan ve 1965 yılında yapılarak kesinleşen ilk orman tahdidine ilişkin orman tahdit haritası ile benzerlik bulunmamaktadır. Yasa ve Yönetmelik hükümlerine uymayan inceleme ve 1965 yılında yapılıp kesinleşen ilk orman tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Dosyadaki harita ve tutanakların incelenmesinde, 1965 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası ile daha sonra yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamasına ait haritanın çelişkili olduğu, haritalar arasında çıplak gözle görülür biçimde farklılık bulunduğu, aplikasyon işlemi yapılırken 1965 yılı tahdidine orman sınır noktalarının yerleri, açıları ve mesafeleri bakımından uyulmadığı, adeta zemindeki duruma göre yeniden orman sınırı geçirildiği gözlenmektedir.
Aplikasyon; daha önce yapılmış olan orman kadastrosuna ait orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur. (02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Yönetmeliğin 44. md.) Aplikasyon işlemi ... bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez. Kesinleşmiş orman sınırları değiştirilerek yapılan aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritasının hukuken geçerliliği söz konusu olamaz.
Bu nedenlerle, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 1965 yılında yapılıp kesinleşen ilk orman tahdit haritası, tutanakları ve paftası sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak baş noktadan hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunup ölçülerek çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hatları belirlenmelidir.
Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde ise nedeni üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunmayan bu noktaların yerleri zeminde halen var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı birer birer arazide bulunup röperlenmelidir.
1965 tahdit haritası zemine uygulandıktan sonra kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışmasından sonra oluşturulmuş olan harita yerine uygulanmalı, haritalar arasındaki farklılığın nereden kaynaklandığı 1965 orman kadastrosu ve 1991 tarihli 2/B işlemlerinde kullanılan ... fotoğraflarından da yararlanılmak suretiyle belirlenmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 1965 yılında yapılmış orman tahdit haritası ve 1991 yılında ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin haritaya göre konumunu gösteren her iki harita ile irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, haritalar ile genel arazi kadastro paftasının ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmek suretiyle en az 5 orman sınır noktasını içerecek ölçekli kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanarak teknik ve bilimsel verileri bulanan rapor alınmalıdır. Değinilen yönler gözetilmeksizin yetersiz inceleme ve araştırmaya dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/8659, K. 2006/12628, 3 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama