KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/8755 E., 2006/12290 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.020 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine, davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine, ... Köyü 128 parsel sayılı taşınmazın 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine, 1979 yılında yapılıp kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla kısmen Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla, bu bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, ... Bilirkişi ... ...
Güngör tarafından düzenlenen 26.09.2005 tarihli krokide çekişmeli parselin (A) ile gösterilen 1663 m2 bölümünün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine, aynı krokide (B) ile gösterilen 15645 m2 ve (C) ile gösterilen 10172 m2 yüzölçümündeki bölümlere ilişkin davanın reddiyle bu bölümlerin tapu kayıtlarının davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (B) ve (C) ile gösterilen bölümlerine, davalı gerçek kişiler tarafından ise, çekişmeli parselin (A) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre, dava tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 1979 yılında yapılıp 18.06.1980 tarihinde ilan edilerek 18.06.1981 tarihinde kesinleşen (itirazlı yerlerde komisyon kararlarının 10.03.1981 tarihinde ilan edilerek 10.03.1982 tarihinde kesinleşmiştir) aplikasyon, orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 27.06.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
... Köyünde 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, 128 parsel sayılı 27500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, K. Evvel 1312 tarih ve 118 numaralı sicilden gelen Mayıs 1948 tarih ve 77 sıra numaralı tapu kaydı ve 326 tahrir numaralı vergi kaydı esas alınıp, ... Öğke adına tesbit edilmiş, satış yoluyla davalı gerçek kişilere geçmiştir.
1) Kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritası ile arazi kadastro paftasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 1663 m2 bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde, (C) ile gösterilen 10172 m2 bölümün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı belirlendiğine göre, davacı Hazinenin (C) ile gösterilen 10172 m2 bölüme, davalı gerçek kişilerin ise (A) ile gösterilen 1663 m2 bölüme ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle bu bölümlere ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davacı Hazinenin çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 15645 m2 bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesinin (a) ve (b) bendinde sayılan yerlerden “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine uymadığı Orman Bakanlığınca veya vaki müracaatlar üzerine anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on yıl içinde orman kadastro komisyonlarınca yapılır. Bu düzeltme sonucu orman sınırları dışına çıkarılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder.”
Mahkemece, bu bölümün yukarıda belirtilen yasa hükmü gereğince kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulaması sonucu tapu kaydı malikleri adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirlendiği gerekçesiyle, Hazinenin (B) ile gösterilen bölüme ilişkin davasının reddine karar verilmişse de, çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan K.Evvel 1312 tarih ve 118 numaralı sicilden gelen Mayıs 1948 tarih ve 77 sıra numaralı tapu kaydının, 23880 m2 miktarında olup, kuzeydeki kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki,
eylemli orman içinde bulunan kadim yol ve halen ... sınırı itibariyle değişebilir nitelikte sınır içerdiği, 3402 Sayılı Yasanın 20/C. maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, tapu kaydı kapsamında ve orman sınırları dışında olduğu kabul edilen ve (C) ile gösterilen 10172 m2 bölümü düşüldükten sonra, tapu kaydının ancak 13708 m2 bölümü kapsayabileceği kabul edilmesi gerekirken mahkemece yanılgıya düşülerek taşınmazın (B) ile gösterilen 15.645 m2 yeri kapsadığının kabul edildiği görülmüştür.
Çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile orman sınırları içinde bırakılmış, tapu kaydı yasal değerini yitirmiştir. Ancak, daha sonra yürürlüğe giren 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince, tahdit dışına çıkarılan tapulu yerlerin, tapu yüzölçümü ile sınırlı olmak üzere tapu sahiplerine dönmesi kuralı getirilmiş olduğundan, çekişmeli taşınmaza uygulanacak tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamında kaldığının tereddüte yer bırakmayacak biçimde saptanması gerekir.
O halde; mahkemece öncelikle çekişmeli parselin kadastro tesbitine esas alınan tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren miktar ve sınır değişikliklerini içerir tüm tedavülleri ve bu tapu kayıtlarının uygulandığı tüm parsellerin kadastro tesbit tutanakları ve bu parsellerin tümünü birden dıştan çevreleyen komşu taşınmazların kadastro tesbit tutanakları ve var ise dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları, ilk oluşumundan itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli ve dosya keşfe hazırlanmalı, önceki bilirkişiler dışında bir harita mühendisi bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte,
yeterince yaşlı bilirkişiler yardımıyla kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı sabit şahıs sınırları ile bağlantısı kesilmeyecek biçimde yöntemince uygulanmalı, bilinmeyen sınırlar konusunda taraflara tanık dinletme olanağı verilmeli, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel dayanak kayıtları ile denetlenmeli, tapu kaydının kapsamının 3402 Sayılı Yasanın 20/C. maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı gözetilip, taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı belirlenen ve bilirkişi krokisinde (C) ile gösterilen bölümü tapu kaydı kapsamanda kaldığı kabul edilerek,
dava dışı 124, 126 ve 127 sayılı parsellerden başlanarak ve dava dışı 125 ve 129 sayılı şahıs parselleri ile bağlantısı kesilmeyecek biçimde uygulanmalı, 23880 m2 yüzölçümü ile kapsadığı alan belirlenip, bilirkişiye krokisinde işaretlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümünün eski tarihli tesbite esas alınan tapu kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamında kalan bölümüne ilişkin Hazine davasının reddine, tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamı dışında kalan bölümüne ilişkin davasının ise kabulüne karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/8755, K. 2006/12290, 28 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama