Davacı, 15.10.2002 tarihli dava dilekçesine sınırlarını bildirdiği, ... Beldesi (...) ... Mahallede bulunan 500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapulama dışı bırakıldığı ve tapusuz olduğu, 1965 yılında ... ... tarafından imar ihya edildiği, 1990 yılında bu taşınmazı adı geçenden satın aldığı, yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, Hazine ise karşılık olarak taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1974 yılında yapılıp, 20.10.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp 14.02.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu yapılmamış yerlerin kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu ...’de 1 ila 135 sayılı parsellerin kadastro çalışmaları 1963 yılında yapılıp, sonuçları 23.11.1963 ila 23.12.1963 tarihleri arasında ilan edilmiş, ikinci arazi çalışması 1976 ila 1980 yıllarında yapılıp, sonuçları 17.06.1980 tarihinde ilan edilmiş dava konusu taşınmaz 1963 yılında yapılan çalışmada tapulama dışı bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporunda, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün orman olarak sınırlandırıldığı, (B) bölümünün orman sınırları dışında bırakıldığı, (A) bölümünün orman sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı,
1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda ise taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1975 yılında orman sınırları içinde aplike edilerek, 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı,
bu işlemin 20.10.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, 2. madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılan bu bölümün 590 parsel sayısıyla Hazine kadastro tesbitinin hükmen kesinleşerek tapuya tescil edildiği belirlenip, ... tefrik komisyonunun yasada öngörülen sayı ve nitelikte elemanı bulunmadığı bu nedenle kuruluşu yasaya aykırı olduğu gibi, makiye ayrılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği, HGK 27.02.2002/1-19-97 sayılı kararında da değinildiği üzere bu tür yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapulara değer verileceği, davacının tapu kaydının bulunmadığı,
6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, yasalar gereği Hazineye kalan taşınmazlardan olduğundan taşınmazın bu bölümünün kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği kaldı ki, taşınmazın imar ihya görmediği, taşınmaz üzerine ev yapmanın imar ihya sayılmayacağı, evin yapım tarihi ve meyve ağaçlarının yaşı dikkate alındığında taşınmazın ancak 1990 yılından sonra ev yapılarak sahiplenilmeye çalışıldığı, taşınmazın ... ...’den geldiği, bu şahsın taşınmaz için 1987 yılından sonra ecri misil ödediği,
bu nedenle ... sıfatıyla zilyetliğinde de söz edilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine .23/03/2006 günü oybirliği ile karar verildi.