KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/9650 E., 2006/12443 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ... İlçesi, ... Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece fen bilirkişi krokisinde gösterilen 23265.01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 13.05.1964 tarihinde yapılmış ve sonuçları 01.07.1967 - 31.07.1967 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir Şöyle ki. Dava Medeni Yasanın 713. maddesine göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açılmıştır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ..., ..., ...
Birliğinde genel arazi kadastrosu 5602 Sayılı Yasaya göre 1964 yılında yapılmış ve taşınmaz komşu 1631 ve 1632 parsellerin bitişiğinde çalılık niteliğiyle tapulama harici bırakıldığı anlaşılmışsa da dosyada, 1964 yılına ait 36-a2-2c, orjinal kadastro paftanın örneği olmadığından bu husus denetlenememiştir.
Ayrıca davacılar taşınmazı 2003 yılında ... isimli şahıstan satın aldıklarını bildirdiklerine göre, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki sınırlamalar bayi yönünden araştırılmamış, karara dayanak alınan Uzman Orman Yüksek Mühendisi ..., çekişmeli taşınmaz yönünden resmi belgelere dayalı incelemesini de 1976 ve 1995 tarihli memleket haritaları üzerinden yapmış ve taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiştir.
Dairemizin yerleşmiş içitihatlarına göre; bir yerin öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı en eski tarihli memleket haritası, hava fotofrafı ve amenajman planları uygulanmak suretiyle belirlenir.
Bu husus gözardı edildiği gibi, çekişmeli taşınmazın memleket haritasındaki konumu memleket haritası ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlendikten sonra her iki harita birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle gösterilmesi gerekirken, haritasında kırmızı kalemle yuvarlak olarak işaretlenmiş olmasıdı doğru değildir. Bu nedenle;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı 1964 yılına ait kadastro paftası örneği ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı,
davacıların bayi ... yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen sınırlama araştırılmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/9650, K. 2006/12443, 2 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama