KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/9896 E., 2006/11763 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 13.04.2006 gün ve 2006/1543-4935 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı ... vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... 10.05.1999 tarihli dilekçesiyle, ... Köyü 1153 parsel sayılı taşınmazı kadastrodan önce ... Doğandan satın aldığı, onunda kendisine satarken, dedesi ... adına 1288 tarihli tapu kaydının bulunduğunu söylediği, kendisi köyde bulunmadığı için taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini belirterek, Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmekle Dairece onanmıştır. Bu kez davacı ... kararın düzeltilmesini istemektedir.
Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususlar temyiz aşamasında da ileri sürülmüştür.
Dairemiz kararı bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrılmadığı, 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığının saptandığı,
taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, bir başka orman kadastro komisyonunca yasal olmayan nedenlerle yok sayılıp, orman sınırları dışında bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmadığından, bu işleme değer verilemeyeceği, taşınmazın 1942 orman kadastrosu ile orman olarak sınırlandırıldığı ve halen orman sınırları içinde olduğu,
bu nedenle tapu kapsamında olsa ve kesin hüküm bulunmadığı kabul edilse dahi, tapunun 1942 orman sınırları içinde kalmakla hukuki değerini yitireceği, orman sınırı içindeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla da edinilemeyeceğinden, yerel mahkemece davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi ve Dairece hükmün onanması usul ve yasaya uygundur.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/9896, K. 2006/11763, 22 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama