Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.02.2005 gün 2004/10242-2005/967 sayılı bozma kararında özetle: "Taraf teşkilinin davanın görülebilirlik koşullarından olduğu, Kadastro Yasasının 28/1 ve 36. maddeleri ile H.Y.U.Y.'nın 415. maddesine göre Hazinenin davaya dahil edilmesi için verilen süre içinde işlemin yapılmaması nedeniyle davanın reddedilmiş olmasının isabetsiz olduğu" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 01.07.1968 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2000 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükmüne göre yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.