KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/10866 E., 2007/13850 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 105 ada 191 parsel sayılı sırasıyla 2732,93 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı ... Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine, dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel kısmen orman alanı içinde bırakılmıştır.
Dosyada mevcut orman bilirkişi ... ...’in ... olduğu 27.10.2006 tarihli bilirkişi raporunda, çekişmeli 105 ada 191 nolu parselin 1957 tarihli memleket haritasında (A) ile gösterilen 2268,48 m2 yeşil orman alanı içinde 1997 tarihli memleket haritasında ise tamamının açık alanda kaldığı bildirilmiş olup sonuç olarak taşınmazın yulaf ekili olduğu 1957 tarihli memleket haritasında bir kısmının yeşil amanda görülmesine rağmen genel durumu itibarı ile orman bütünlüğünü bozmadığı, köy iskan sahasına yakın ve ... alanları ile bütünlük içinde olması nedeniyle orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 2268,48 m2'lik kısmının 1957 tarihli memleket haritasında yeşil orman alanı içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu sabit olduğundan mahkemece davanın kısmen kabulü ile (A) ile gösterilen 2268,48'lik kısmın orman vasfı ile hazine adına kalan kısmın tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/10866, K. 2007/13850, 5 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama