Davacı ...
Yönetimi, çekişmeli 170 ada 4 parsel sayılı 316,80 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 2/B ile orman sınırları dışına çıkarıldığından Hazine adına tespit gördüğünü, oysa taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, bu nedenle diğer parsellerle bir bütün halinde orman vasfı ile Hazine adına tescilini, dava konusu diğer parsellerin ise ayrı ayrı orman vasfı ile Hazine adına tespit edildiğini, ancak bu taşınmazların tamamının yörede yapılan orman kadastrosu sırasında Kova Devlet Ormanı olarak bir bütün olarak tespit edildiğini,
tek tek tespit gören tüm parsellerin aradaki yollar ve derelerle birlikte bir bütün halinde orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 116 ada 36, 37 ve 38, 117 ada 1, 118 ada 1, 120 ada 17, 148 ada 17, 149 ada 2, 150 ada 365, 366 ve 410, 151 ada 11, 152 ada 61, 72 ve 73, 153 ada 39, 40, 41 ve 42, 154 ada 114 ve 115, 155 ada 19, 166 ada 2 ve 3, 167 ada 9, 168 ada 1, 169 ada 1, 17 ve 18, 170 ada 4, 5 ve 6, 172 ada 205 ve 223, 174 ada 1 nolu parsellerin tamamının tespit tutanaklarının iptali ile 05.03.2007 tarihli krokide yeşile ... alanların tek parsel numarası verilerek ve tespit parselleri arasında yer alan ve ada bölünmesine neden olan alanlarda dahil edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline.
118 adanın tek parselden ibaret olduğu anlaşıldığından 118 ada 7 nolu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ; hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli 170 ada 4 parsel sayılı taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve ... bakımından orman niteliğini yitirmediği ve 2/B madde koşullarını taşımayan orman sayılan yerlerden olduğu ve dava konusu tüm parsellerin birbirine sınır olup aralardaki yol ve derelerle birbirinden ayrıldığı, taşınmazlar arasında şahıs arazilerinin bulunmadığı,
zeminde bir bütün teşkil ettiği anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 08/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.