KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/13335 E., 2007/12996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
898 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 16/05/2002 tarih ve 2002/2348-4643 sayılı bozma kararında özetle; "davacı gerçek kişinin çekişmeli taşınmazın (A) ve (C) harfli bölümleri 9-10 yıl öncesinde kullanmaya başlandığı ve kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının davacı gerçek kişi yönünden oluşmadığı anlaşılmakla davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddine, Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan orman kadastro çalışmasının kesinleşip kesinleşmediği belli değildir.
Tahdide ilişkin evraklar getirtilerek kesinleşmiş ise tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması, kesinleşmemiş ise resmi belgelerin uygulanması " gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Hazinenin davasının kabulüne, gerçek kişinin davasının reddine ve dava konusu (A), (B) ve (C) harfli 8572.15 m2, 18038.40 m2 ve 6819.39 m2 yüzölçümündeki taşınmazların Hazine adına zeytinlik ve tarla niteliği ile tesciline, (A) ve (C) bölümleri üzerindeki davacı gerçek kişinin elatmasının önlenmesine, (B) bölümü üzerinde davacının zilyetliği olmadığından elatmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil ve elatmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 23/03/1988 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda kurulan hüküm doğru değildir. Şöyle ki, davacı Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile çekişmeli (A), (B), (C) harfli bölümlerin adına tescili talebi ile ,davacı gerçek kişi ise çekişmeli (A) ve (C) harfli bölümlerin kendi zilyetliğinde olduğu iddiası ile açtıkları davalar birleştirilmiş ,mahkemece 15.11.2001 tarih 2000/135-378 sayılı ilam ile gerçek kişinin davasının reddine hazinenin (A) ve (C) harfli bölümlere ilişkin davasının kabulüne karar verilmiştir. Sözkonusu hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile hüküm davacı Hazine ile davalı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü üzerine bozulmuştur.
1) Davacı gerçek kişinin temyiz itirazları yönünden:
Dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile davacı gerçek kişinin toplanan delillere göre (A) ve (C) harfli bölümlerinin 9-10 yıl önce ormandan açıldığı ve davacı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş olup davacı gerçek kişinin esasa ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı gerçek kişinin çekişmeli (A), (C) harfli taşınmazların kendisi tarafından kullanıldığı belirtilerek açtığı bu davanın red edilmesi nedeni ile kendisini vekil ile temsil ettiren hazine lehine takdir edilen nisbi vekalet ücretinin fahiş olması doğru görülmemiştir.
2) Davalı ... Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince :
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemede uzman orman bilirkişi 12.4.2005 tarihli raporda çekişmeli taşınmazların tamamının kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığını açıklamış ve bunu gösteren kroki sunmuştur.
Ancak Dairemizin 03.05.2007 tarih 2007/3522 - 5674 sayılı iade kararı üzerine aynı uzman orman ve fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen 03.08.2007 tarihli rapor ve krokide çekişmeli taşınmazın toplam 4868.50 m2'lik bölümünün kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığını,geriye kalan 27.335.21 m2'lik bölümün ise orman tahdit sınırları dışında kaldığını açıklayarak taşınmazın memleket haritası ve tahdit haritasındaki konumunu göstermişlerdir.
Ancak aynı uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlar çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit hattına göre durumunu açıklamada çelişkili olup bu raporlara itibar edilemez.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak ..bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında
tutanaklardan, orman kadastro haritasından, ... fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır.
Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre,
orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan ... fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek,
çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde
yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan ... fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/13335, K. 2007/12996, 25 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama