KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/13985 E., 2007/12088 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün; Dairemizin 29/06/2006 gün ve 2006/5726-9562 EK. sayılı ilamıyla BOZULMASINA karar verilmiş, süresi içinde DAVACI HAZİNE VEKİLİ tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine 28.01.2004 tarihli dilekçesiyle, Gökçam Köyü 112 parsel sayılı taşınmazın kısmen 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine, 1979 yılında yapılıp kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla kısmen Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, Harita Mühendisi Bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 06.10.2005 tarihli krokide (E) ile gösterilen 558 m2 yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm ... dışındaki diğer davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmekle dairece bozulmuştur. Bu kez, davacı Hazine vekili kararın düzeltilmesini istemektedir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 1979 yılında yapılıp 18.06.1980 tarihinde ilan edilerek 18.06.1981 tarihinde kesinleşen (itirazlı yerlerde komisyon kararları 10.03.1981 tarihinde ilan edilerek 10.03.1982 tarihinde kesinleşmiştir) aplikasyon, orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 27.06.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Gökçam Köyünde 1963 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, 112 parsel sayılı 4350 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, T.Evvel 1308 Y. Tarih 1187, Mayıs 1947 tarih 27, Haziran 1943 tarih 3 sıra numaralı tapu kayıtları esas alınıp, ... İmecik ve arkadaşları adına tesbit edilmiş, tespite karşı yapılan itirazlar sonunda hükmen ... ... Öğke adına tescil edilmiş, intikal ve hisse tevhidi ile davalı gerçek kişilere geçmiştir.
Her ne kadar dairece, “mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu,çekişmeli taşınmazın, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile orman sınırları içinde bırakılarak kesinleştiği,daha sonra yapılan 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca,orman niteliğini yitirdiği sebebiyle orman sınırı dışına tapu sahibi adına çıkarılabilmesi için,taşınmazın kadastro tespitine esas alınan tapu kaydı kapsamında kaldığının tereddüte yer bırakmayacak biçimde saptanması gerektiği” nedeniyle bozulmuş ise de, kadastro tespitine esas alınan 18386 m2 yüzölçümlü T.
Evvel 1308 tarih 1180 sayılı tapu kaydı kadastro sırasında miktarından 4214 m2 fazla olarak 110,111,112,113 parsel sayılı taşınmazlara uygulanarak toplam 22600 m2 yüzölçümü ile tapulama mahkemesinin 1966/38-1969/241 EK. sayılı karar gereğince hükmen kesinleşmekle kişiler adına tescil edildiğine, çekişmeli taşınmazın 06.10.2005 tarihli krokide (E) ile gösterilen 558 m2 yüzölçümündeki bölümünün dayanak tapu kaydının miktar fazlası durumunda olduğundan tapu kapsamında kabul edilemeyeceğine,
dava tarihi itibarıyla 1744 Sayılı Yasaya göre 1979 yılında yapılıp 18.06.1980 tarihinde ilan edilen çalışmaya ve itirazlı yerlerde 10.03.1981 tarihinde ilan edilen komisyon kararlarına karşı, 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinde dava açmak için öngörülen sürelerin geçirilmiş olduğuna, çekişmeli taşınmazın, Harita Mühendisi Bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen 06.10.2005 tarihli krokide (E) ile gösterilen 558 m2 yüzölçümündeki bölümün uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada,
3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırı içinde iken, 1744 Sayılı Yasa uyarınca ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğunun anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerel mahkemece hazinenin davasının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, davaya konu taşınmazın 06.10.2005 tarihli krokide (E) ile gösterilen 558 m2 yüzölçümündeki bölümün 1744 Sayılı Yasa uyarınca ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılarak kesinleştiği halde hüküm yerinde orman niteliği ile hazine adına tesçiline denmiş olması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/13985, K. 2007/12088, 9 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama