Davacı ... 21.03.2005 tarihli dilekçesiyle ... Köyünde sınırlarını bildirdiği 7000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın genel kadastroda taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakıldığını, para ve emek sarfıyla 1972-1973 de ...Köyünden ... ... tarafından imar ihya edildiği, 1984 yılına kadar zilyet ettikten sonra 1984 yılında kendisine sattığını, daha sonra bu taşınmazın mera tesbit komisyonunca mera olarak belirlemesinin yapıldığını öğrendiğini, 1047 parsel sayısı ile ...Köyü tüzel kişiliğinin kullanımındaki mera niteliğiyle sınırlandırıldığını, bu taşınmazın tapu kaydının iptalini ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava mera kaydını iptali ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tapuya tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ...Köyü ve ... Köyünde dava tarihine kadar orman kadastrosu yapılmamıştır.
Genel arazi kadastrosu 1969 yılında yapılmış, 30.05.1970 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz bu işlemde, taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve diğer bilirkişilerin müşterek raporlarıyla, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenmişse de, taşınmazın 1970 genel kadastrosunda taşlık ve çalılık olarak tapulama dışı bırakıldığı, 2003 yılında mera tahsis komisyonunca mera olarak belirlemesinin yapılarak özel siciline kayıt edildiği, davacının son 10 yıla kadar taşınmazı taşlardan arındırma çalışmasına devam ettiği, imar ihyanın bitmediği bir yana, taşınmazın güneydeki meranın devamı niteliğinde olduğu,
davacı ve ondan öncede devir aldığını iddia ettiği ... tarafından, çekişmeli taşınmazın ortasında kalan, 1970 yılında genel kadastroda tarla olarak Hazine adına tesibiiti itirazsız kesinleşip tapuya kayıt edildikten sonra 1999 yılında davacıya satılan dava dışı 291 sayılı parsel için ecrimisil ödedikleri halde, çekişmeli taşınmaz için ecri misil yada vergi verdikleri yönünde delil sunmadıkları, davacı ve ondan öncede satın aldığı ... isimli şahsın
taşınmazı imar ihya ..., ... alanı olarak ... sıfatıyla zilyet ettikleri yönünde, resmi belgeler dışında bir kayıt yada tutarlı bir ifade olmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerindeki davacı zilyetliğinin satış tarihinden sonra başlayabileceği yönündeki karinenin aksine ... bir delil bulunmadığı; kaldı ki, çekişmeli taşınmazı ile bir bütün olarak kullanılıp çekişmeli parselin ortasında kalan dava dışı 291 parsel için ecri misil ödenmesi nedeniyle, davacının ... sıfatıyla zilyetliğinden de söz edilemeyeceği, çekişmeli taşınmazın ...
Köyü merası olarak belirlemesi yapılıp, özel siciline kayıt edilen 1047 sayılı mera parselinin bir parçası olduğu, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/10/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.