Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.12.2004 gün 2004/8381-13308 sayılı bozma kararında özetle: "1955 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda davaya konu taşınmazların orman olarak tespit dışı bırakıldığı ve yörede orman kadastrosunun halen yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar bilirkişi ve tanıklar taşınmazların kullanıldığını ifade etmişler ise de, halen orman kadastrosunun yapılmadığı bu yerde orman kadatrosunun yapıldığı tarihe kadar orman sayılacağı tartışmasız olan bu taşınmazların üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi taşınmazların öncesi orman olup, bu niteliğini koruduğu sıradaki zilyetliğe değer verilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/12/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.