KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/14931 E., 2008/350 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... Köyü Belarası mevkii 129 ada 2 parsel sayılı 1677.33 m2 yüzölçümündeki tarla nitelikli taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... kızı ... adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle edinilemeyeceği iddiasıyla tesbitinin iptali ve adına tescilini istemiş, davayı keşifte zilyet olarak bildirilen ...’e yaygınlaştırmıştır. Mahkemece, Hazinenin davasının REDDİNE, parselin tesbitinin iptaline ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1949 yılında yapılıp, 26.08.1949 tarihinde ilan edilerek 26.11.1949 tarihide kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre yapılıp, arazi kadastrosu sonuçları ile ilan edilen aplikasyon uygulaması vardır.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen Orman Bilirkişisi, Ziraat Uzmanı Bilirkişi ve Kadastro Kontrol Mühendisi Bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, dahili davalı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarını oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle Hazinenin davasının reddine karar verilmişse de, kadastro tesbiti ... adına yapıldığı, kadastro tesbitine itiraz davasında davalı sıfatının tesbit malikine ait olduğu, dahili dava edilmesinin ...
Şimşire davalı sıfatı vermeyeceği, davaya katılımı ve 3402 Sayılı Yasanın 30/2 maddesindeki şartlar oluşmadığı halde, ... adına tescil kararı verilmesi doğru değildir. Ayrıca; kabule göre de, Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu savıyla dava açtığı halde, zilyet tanıkları dinlenmemiş, adına tescil kararı verilen ... yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar araştırılmamıştır.
Bu nedenlerle, önceki bilirkişiler dışında bir ziraat uzmanı ve bir ... elemanı bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, tarafların zilyet tanıkları ile tesbit tutanağı tanıkları dinlenmeli, zilyetliğin başlangıcı, süresi, şekli ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı yönünde somut olaylara dayalı bilgileri sorulması,
çekişmeli taşınmazın bitki örtüsü ve ... yapısı itibariyle mera sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde ziraat uzmanı bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınmalı, ... elemanı bilirkişiye keşfi ve kayıt uygulamasını yansıtan krokili rapor düzenlettirilmeli, davalı yanı sıra davaya katılan yada adına tescil kararı verilecek olan kişiler yönünden de 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar araştırılmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/14931, K. 2008/350, 17 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama