Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.02.2006 gün ve 395-2304 sayılı bozma kararında özetle.
"Dava, 1960 yılında tapulama dışı bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, davacılar adına tescile karar verilen Dazkaya Köyündeki B=44886 m2 yüzölçümündeki taşınmazın memleket haritasında kısmen ....., Suyu içinde, kısmen de ....., Suyu kumsalında işaretlendiği, dosyadaki resimlerden de taşınmazın taşlık ve ... olduğunun göründüğü, komşu 8 parsele uygulanan tapu kaydının çekişmeli taşınmazın yönünü Munzur Suyu ve nehir metrukatı okuduğu, bu haliyle tescile karar verilen taşınmazın zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığı, bu nedenle davacıların tescile ilişkin davalarının reddine karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Türk Medeni Yasasının 713. maddesi gereğince açılan tescil istemi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış, genel arazi kadastrosu ise, 1960 yılında yapılmış, tescili istenilen taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında yer olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 26/12/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.