Davacı ... Yönetimi, askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde açtığı davada, Saruhanlar Köyünde yapılan genel arazi kadastrosu sırasında yol olarak tespit dışı bırakılan taşınmazın, genel arazi kadastrosundan önce yapılıp kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını, bu nedenle bitişiğindeki Paşabalı Devlet Ormanı ile birleştirilerek tek parsel halinde orman niteliğiyle tescilini istemiştir.
Kadastro mahkemesinin dava konusu yer hakkında kadastro tesbit tutanağı düzenlenmediğinden davanın görev yönünden reddine dair verdiği karar 20.02.2007 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşerek dosya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesince tesbit tutanağı düzenlenmemişse de dava askı ilan süresi içerisinde taşınmazın orman sınırı içine alınması isteği ile açıldığından 3402 Sayılı Yasanın 26/B maddesi gereğince davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel arazi kadastrosu yapılmadan önce kesinleşen orman sınırları içinde kalan ancak, kadastro sırasında 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince işlem yapılmayarak, paftasında yol olarak gösterilip tesbit harici bırakılan taşınmazın kesinleşen orman parseli ile birleştirilerek orman olarak tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 19.06.1995 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Bu yerde yapılan genel arazi kadastrosu 08/05/2006 ve 07/06/2006 tarihleri arasında ilan edilmiş, dava askı ilan süresi içinde açılmıştır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosundan önce 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 19/12/1995 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunun bulunduğu ve daha sonra aynı köyde 2005 yılında 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan genel kadastroda orman kadastro sınırlarına uyulmayarak kadastro paftasında yol olarak gösterilen yerin kesinleşen Devlet Ormanına eklenerek tescil edilmesi isteği ile genel kadastronun askı ilan süresi içerisinde açılan davada kadastro mahkemesince, taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden,
aynı yasanın 26/4. maddesi gereğince davaya bakma görevinin genel hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği ve Sulh Hukuk mahkemesince de tespit tutanağı düzenlenmemiş olsa bile dava askı ilan süresi içerisinde açıldığından aynı Yasanın 2/B maddesi hükmüne göre davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Somut olayda orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmayıp 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre genel kadastrodan önce yapılıp kesinleşmiştir.
Bu durumda 3402 Sayılı Yasanın 22/4 maddesi hükümlerine göre tahditleri yapılarak kesinleşmiş ve tescil edilmiş ormanlara ait kayıt ve belgeler tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılması gerektiği halde kesinleşen orman kadastro haritası sınırlarına uyulmadan bir bölüm orman alanının paftasında yol olarak gösterilerek tesbit harici bırakıldığı ve bu bölüm hakkında Orman Yönetimi tarafından tescil isteği ile dava açıldığına göre H.G.K.'nun 28.11.2007 gün ve 20-909/891 sayılı kararında kabul edilen ilke gözönünde bulundurularak davaya bakma görevi genel mahkemelere aittir.
Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, davanın her aşamasında gözetilmesi gerekir. O halde mahkemece davanın esasının incelenmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 17/01/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.