Davacı, Nizam Mahallesi 200 ada 2 parsel sayılı 2861 m2 yüzölçümündeki taşınmazı, 1977 tarihli noterde düzenlenen temlikname ile tapu maliki ... Naciye Biren mirasaçılarından aldığını, ancak yörede 1942 yılından sonra yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içine alınarak tapu kaydına şerh verildiğini belirterek, davalıların elatmalarnın önlenmesine ve şerhin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydında ... olmadığı ve haricen yapılan bir sözleşmeye dayanmadığından davacı sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydındaki şerhin silinmesi ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazın tapu maliki ...
Naciye Biren tarafından Orman Yönetimi ve Hazineye karşı İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1943/84-156 sayılı dosyasında ev yeri ile bahçesine yönelik olarak orman tahditine itiraz davası açtığı, mahkemece Orman Yönetiminin 13.10.1943 tarih 5768 sayılı yazısı ile orman tahdit tutanağında davacıya ait ev yerinin İsatepe Devlet Ormanı sınırları dışında bırakıldığının belirtilmesi üzerine davanın reddine karar verildiği, bu hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği, ...
Naciye Biren tarafından çekişmeli taşınmaz üzerinde bir katlı kargir ev yapılması hususunda ilgili Belediye Başkanlığı ...
İşleri Müdürlüğünden 14.10.1946 tarihinde ruhsat alındığı, bu defa Orman Yönetiminin inşaata müdahalede bulunduğu iddiası ile aynı kişi tarafından Orman Yönetimine karşı İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1947/309-264 sayılı dosyasında açılan dava sonucunda mahkemece davanın kabulü ile müdahalenin menine karar verildiği, bu hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.09.1948 tarih 1948/8837-1172 sayılı ilam ile "orman tahdit tutanağının 1.sayfasında 2861 m2 yüzölçümündeki ... niteliğindeki taşınmaza davacı tarafından tapu kaydının ibraz edildiği,
ancak haklı görülmediğinden devlet ormanı olarak sınırlandırılmasına karar verildiği, ancak ... Naciye hanesinin duvarla çevrili işgal sahasının orman sınırları dışında bırakıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı, ayrıca taraflar arasında daha önce görülen istanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1943/84-156 sayılı dosyasında çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığına ilişkin bir ikrar bulunmadığı; kaldı ki, Orman Yönetimi
aleyhine kesin hüküm de oluşturmadığı açıklanarak davanın orman tahditine itiraz davası olması nedeni ile öncelikle süre yönünden incelenmesi" geregine değinilerek hükmün bozulduğu, yine aynı davacı tarafından Orman Yönetimine karşı İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/379 E. - 904 K. sayılı dosyasında açılan elatmanın önlenmesi davası ile bu dosyanın birleştirildiği, mahkemece çekişmeli taşınmazın davacıya ait tapu kaydı kapsamında ve orman tahdit sınırları dışında kaldığı,
davacının ... bina yapmakta olduğu (B) harfli bölümde davacının inşaat yapma hakkının bulunması ve Orman Yönetiminin müdahalesinin haksız olması nedeniyle orman yönetiminin bu bölüm üzerindeki müdahalesinin menine, orman tahditine itiraz davası yönünden ise dayanak tapu kaydının cinsinin orman olmaması,
... kargir ev olması ve tapu kaydının sadece ev yeri ile etrafını kapsayacağı gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiği ,bu hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12.12.1964 tarih 3797-6942 sayılı ilam ile "24.10.1958 tarihli uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmaz ile etrafındaki taşınmazların ... olarak tesbit edildiğini, bu hususun üzerinde durulması gerektiğinin belirtilmesine rağmen mahkemece bu durumun gözardı edildiğini,
öncelikle davacı tapusunun kapsadığı alanın belirlenmesi ile bu yerin 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirilen ve 5658 Sayılı Yasa ile de iadeye tabi yerlerden olup olmadığının incelenmesi" gereğine değinilerek bozulduğu, bozmadan sonra aynı mahkemenin 1966/223 E. - 1970/917 K. sayılı ilam ile uzman bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın 4785 Sayılı Yasa ile devletleştirildiği ve 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi yerlerden olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verildiği, hükmün Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 10.06.1971 tarih 1971/3974-4171 sayılı karar ile onanarak kesinleştiği, bu karar üzerine ...
Naciye Biren mirasçılarının İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/775-1982-576 sayılı dosyasında çekişmeli taşınmazın devletleştirilme bedeli olarak 300.000.- TL alacak davası açtıkları, mahkemece 4785 Sayılı Yasanın 5. maddesinde yazılı 1 yıllık süre içinde ve 5658 Sayılı Yasanın geçici maddesi ile getirilen ek süreler geçtikten sonra davanın açılması nedeni ile davanın reddine karar verildiği, bu kararın da Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 29.09.1983 tarih 5896-7488 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, ...
Naciye Biren mirasçıları tarafından bu defa ... aleyhine çekişmeli taşınmaza yönelik İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/280 E sayılı dosyada da elatmanın önlenmesi davası açıldığı, ... tarafndan İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/374-280 sayılı dosyasında açılan tapu iptali ve tescil davasının da bu dosya ile birleştirildiği,
mahkemece evin bulunduğu yerin orman sınırları dışında bırakılmasına rağmen tapulu taşınmazların haricen satışının geçerli olmadığı gerekçesi ile davacı ... tarafından açılan tescil davasının reddine, diğer davacıların elatmanın önlenmesine ilişkin davalarının kabulü ile ...'den diğer davacıların aldıkları 300.000.- TL,'sını geri vermeleri halinde çekişmeli 200 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı içinde kalan 312 m2'lik bölümü içindeki evden ...'in elatmasının önlenmesine karar verildiği, hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.05.1989 tarih 1989/2641-6433 sayılı ilamı ile "18.11.1977 tarihli temlikname ile ...
Naciye Biren varislerinin çekişmeli yere ilişkin tüm ayni ve kişisel haklarını temlik davacısına devir ve teslim ettikleri, anlaşıldığından elatmanın önlenmesine ilişkin davanın red edilmesi, tescil davasının ise kabul edilmesi" gereğine değinilerek hüküm bozulmuş, mahkemece 1989/726-1990/305 sayılı karar ile elatmanın önlenmesine ilişkin bozma ilamına uyulmuş, ancak çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı,
fiilen orman vasfını taşıdığı ve orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile tescil davasına ilişkin bozma ilamına karşı ise direnme kararı verilmiş, bunun üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1991/1-306-370 sayılı ilamı ile temyiz isteminin direnme kararına ilişkin bölümü değil, bozma ilamına uyularak kurulan hükme ilişkin olduğu belirtilerek dosyanın Yargıtay 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmişse de, kararın tashihen incelenmesinde sehven tescil davacısının temyiz isteminin değerlendirilmediği,
ancak mahkemece ilk kararda tapulu yerin haricen satışının geçerli olmadığı ikinci kararda ise taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gerekçeleri ile hüküm kurulduğu ve özel dairesince inceleme yapılması gerektiği belirtilerek 1991/1-649-164 sayılı karar ile dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmiş, Dairenin 15.09.1992 tarih 1992/9489-4041 sayılı ilam ile "davacı ...'in 18.11.1977 tarihli noterden düzenlenen temlikname ile bedel davasından kaynaklanan hak ve alacağını temellük ettiği,
aynı tarihli adi sözleşme ile de o davanın sonucuna göre 2 sayılı parseldeki 312 m2'lik bölümün davacıya devri öngörüldüğü, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde daha sonra 6831 Sayılı Yasanın 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması sırasında bu bölümün Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, ortada 1744 Sayılı Yasa ile yapılan bir işlem bulunmadığından tapu malikinin dahi dava açmakta hukuki yararının düşünülemeyeceği gibi esasen davacı ...'in tarafı olduğu sözleşmelerle sadece bayiinden kişisel hakkını devraldığı ve bunu Orman Yönetimine karşı ileri süremeyeceğine göre eldeki elatmanın önlenmesi,
tapu iptali ve tescil ile temliken tescil davası dinlenemeyeceğinden davanın reddine dair hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, çekişmeli taşınmazın yörede yapılan 6831 Sayılı Yasanın 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamasında kısmen Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı kısmen de orman sınırları içinde kaldığı, esasen davacı ile tapu maliki ... Naciye Biren mirasçıları arasında yapılan sözleşmeler ile davacının sadece kişisel hak devraldığı ve bunun Orman Yönetimi ile Hazineye karşı ileri sürülemeyeceği gözönüne alınarak mahkemece davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/12/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.