KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/2190 E., 2007/4468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 104 ada 188, 196, 301, 253, 137 ada 1, 5, 130 ada 74, 91, 104, 127, 144 ada 3, 21, 143 ada 17 ve 57 parsel sayılı taşınmazlar, belgesizden fındık bahçesi ve tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına, 130 ada 301 parselin ... ... adına adına tesbit edilmiştir.
Davacı ... ..., taşınmazlarda miras payı olduğu iddiasıyla, Orman Yönetimi ise 104 ada 253, 301, 130 ada 74, 144 ada 21 parsellerin kısmen orman olduğu iddiasıyla dava açmışlardır.
Mahkemece Orman Yönetiminin davasının kabulüne, ... ...'in davasının kısmen kabulüne ve dava konusu 130 ada 74, 104 ada 301, 104 ada 253, 144 ada 21 parsellerin (A) bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına, (B) bölümlerinin 1/5 hissesinin ... ..., 4/5 hissesinin ... adına, 104 ada 188, 196, 144 ada 3, 143 ada 57, 17, 137 ada 1, 5, 130 ada 91, 104, 127 parsellerin 1/5 hissesinin ... ..., 4/5 hissesinin ... adına tapuya tesciline, 130 ada 301 parsel hakkında açılan davanın husumetten reddi ile tesbit gibi ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. 1) Davalının 130 ada 74, 104 ada 301, 104 ada 253, 144 ada 21 parsellerin (A) bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden bu parsellerin (A) bölümlerinin eski tarihli resmi belgelerin uzman bilirkişi tarafından yöntemince yerine uygulanması sonucu orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek orman niteliği Hazine adına tescillerine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre bu bölümlere yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) 130 ada 74, 104 ada 301, 253 ve 144 ada 21 parsellerin (B) bölümleri ile diğer çekişmeli parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı vekili 17.04.2006 havale tarihli dilekçesiyle taşınmazların tamamının ortak muris ... ...'den kalmadığını, bir kısmının 3. şahıslardan satın aldığını iddia etmiş ve bunların hangi taşınmazlar olduğunu dilekçesinde açıklamıştır.
Mahkemece bu iddia üzerinde durulmamış ve bu konuda yeterli araştırma yapılmamış olmakla birlikte, 30.09.1988 tarihli satış senedi ile muris ...'e ait taşınmazların davalı ...'a satıldığı sabittir. Keşifte ve duruşmalarda bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar da senedi doğrulamışlar; ancak, bu satışın muris ...'in 2. eşinden mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, diğer mirasçıların da bu durumu bilerek satışa muvafakat ettiklerini bildirmişlerdir.
Tapusuz taşınmazlar menkul hükmünde olup, satış için
zilyetliğin devri yeterlidir ve başkaca şekil şartı aranmaz. Çekişmeli taşınmazların zilyetliğinin davalıya devredildiği, taşınmazların ... yıllardır davalı tarafından kullanıldığı, muris ...'in ...'te oturduğu, taşınmazları kullanmadığı düşünüldüğünde davalı adına yapılan tesbit doğrudur. Satışın muvazaalı olduğu iddiası varsa da menkul mal niteliğinde bulunan tapusuz taşınmazlarda muvazaa hükümleri uygulanmaz. Bu açıklamalar karşısında bir kısım taşınmazların başkalarından satın alınıp alınmadığının araştırılmamış olması da sonuca etkili değildir. O halde, mahkemece davacı ... ...'in davasının reddine karar verilmesi gerekirken, muvazaalı satış yapıldığı gerekçesiyle 1/5 hissesinin davacı adına tesciline karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/2190, K. 2007/4468, 4 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama