İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/2237 K.2007/5286

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi,…

Esas2007/2237Karar2007/5286Tarih19 Nisan 2007Okuma8 dk · 1.568 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/2237 E., 2007/5286 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Nisan 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.568 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... 06.07.1998 tarihli dilekçesiyle, tapu kaydına dayanarak yörede ilk kez yapılan ve 08.07.1988 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sırasında, ... ... Köyü 780 numaralı parselin orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapuya dayalı olarak, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.

... ... Köyünde 1966 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında 268 numaralı parsel tapu kaydına dayalı olarak gerçek kişi adına tespit edilmiş; ..., 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda taşınmazın orman sınırı içinde kaldığı savıyla açtığı dava sonucu Tapulama Mahkemesinin 13.04.1970 ...

1969/87-115 sayılı karar ile 02.04.1970 tarihli krokide A=62400 m2 ile gösterilen bölümünün orman kadastro haritasındaki 2569-2570-2571 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman tahdit hattına göre orman sınırı içinde kaldığının tespitine, B=188000 m2 ile gösterilen bölümün de, aynı hatta göre orman sınırı dışında kalması nedeniyle gerçek kişi adına tesciline dair verilen kararın kesinleşmesi üzerine hüküm infaz edilmiş ve gerçek kişiye verilen bölüm 543 parsel numarasıyla adlarına tapu kaydı oluşturulduktan sonra parselasyon sonucu 337 parçaya ifraz edilmiştir.

İşte, dava ve temyize konu taşınmaz, ... ... Köyü 780 parsel sayılı, 543 numaralı taşınmazdan parselasyon sonucu ifrazen oluşturulan yerlerdendir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1985 ila 1988 yılları arasında 5 ve 7 numaralı orman kadastro komisyonlarınca 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonu ile her hangi bir nedenle orman sınırı dışında kalan devlet ormanlarının kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması çalışmaları yapılıp 08.07.1988 tarihinde ilan edilmiştir.

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 1985 ila 1988 yılları arasında 5 ve 7 numaralı orman kadastro komisyonlarınca 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonu ile herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalan devlet ormanlarının kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması çalışmaları sırasında, 268 numaralı parsele ait Tapulama Mahkemesinin 13.04.1970 ... 1969/87-115 sayılı hükmün dayanağı olan 02.04.1970 tarihli krokide 1942 yılında kesinleşen orman tahdit haritasındaki 2569-2570 ve 2571 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman tahdit hattının yanlış

uygulandığının anlaşılması üzerine, Orman Yönetimince anılan raporu ve krokiyi düzenleyen bilirkişiler ... Sarsılmaz, Rasim ... ve ... ... hakkında ... Savcılığına suç duyurusunda bulunulmuş ve hemen sonra Tapulama Mahkemesinin 13.04.1970 ... 1969/87-115 sayılı kadastro tespitine itiraz davasının yargılamanın yenilenmesi için dava açılmıştır. Suç duyurusu ile ilgili olarak ... ...

Başsavcılığınca yapılan kovuşturma sonucunda 1995/2625-1283 sayılı karar ile zamanaşımı nedeniyle bilirkişiler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Yargılamanın yenilenmesi hakkındaki ...

Kadastro Mahkemesinin 1995/48-2000/45 E.K. sayılı dava dosyasında, “bilirkişilerin kasten gerçeğe aykırı rapor verdikleri yolunda kesin kanıya varılamadığından davanın reddine” dair verilen karar 20.Hukuk Dairesinin 2000/6276-7428 E.K. sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.

Diğer taraftan, ... ... Köyünde 1942 yılında yapılan orman kadastrosundan sonra 1976 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre ekip çalışmalarına başlanmışsa da, köylüler tarafından anlaşmazlık çıkartılması üzerine, ekip çalışmaları bitirilememiş ve ilan işlemi de yapılamamıştır. Daha sonra, 27.09.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre.

1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonu ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapmak yetkisiyle görevlendirilen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu,

1985 yılında işe başlayarak ve 2896 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne dayanarak 17.12.1985 tarih ve 33 numaralı tutanak ile yeniden oluşturulan 2569-49-2570 numaralı orman sınır hattı ile 1942 tahdidi dışında kalan bir bölüm yeri orman sınırı içine almış ve 05.05.1986 tarihli işi bitirme tutanağı düzenlendikten sonra şekli ve hukuki noksanlıkları da bulunmadığından 19.06.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3302 Sayılı Yasa döneminde düzenlenen 22.05.1987 tarihli işi bitirme tutanağı ile çalışmalarını tamamlamış, ancak 28.05.1988 gününde 3373 Sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra çalışma sonuçlarını 08.07.1987 tarihinde ilana çıkarmıştır.

Yargılamanın iadesine ilişkin, ... Kadastro Mahkemesinin, 1995/48-2000/45 E.K. sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sırasında uzmanlığına başvurulan serbest Orman Yüksek Mühendisleri ... ..., ... ... ve ... ...’dan oluşan bilirkişi kurulunun 25.01.2000 tarihli raporunda, “...

Tapulama Mahkemesinin, 1969/87-2970/115 E.K. sayılı kararına dayanak olan 02.04.1970 tarihli krokide belirlenen 1942 yılında kesinleşen orman kadastro haritasındaki 2569-2570 ve 2571 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattının dışında kalan, ancak 1985 yılında 2896 Sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca verilen yetkiyle çalışan orman kadastro komisyonunca orman sayılan yerlerden olması nedeniyle 2569-49 ve 2570 numaralı ... bir orman sınır hattı oluşturularak bu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile orman sınırı içine alınan bölümün toprağının, humuslu orman toprağı,

doğu bölümünde 80-90 yaşlarında kızılçam ağaçları ile kaplı olup, ... profilinde orman ağaç kök ve kalıntılarının bulunduğu” açıklanarak rapora eklenen memleket haritası örneğinde yeniden orman sınırı içine alınan bu bölüm yeşil renkli ormanlık alanlar içinde gösterilmiştir.

Davacı, dava konusu taşınmazın ... Tapulama Mahkemesinin 1969/87-1970/115 E.K. sayılı kesin hükmü ile orman sınırı dışında kaldığı halde, 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1985 yılında yapılarak 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde 08.07.1988 tarihinde ilan edilen ve tapusuz taşınmaz yönünden kesinleşen orman kadastro işlemi ile dava konusu taşınmazın orman sınırı içine alınmasının yanlış olduğu iddiasıyla 10 yıllık süre içinde temyize konu davayı açmıştır.

Her ne kadar, çekişmeli taşınmaz hakkında, Tapulama Mahkemesinin 13.04.1970 ... 1969/87-115 sayılı kesin hükmü 1942 tahdit hattının uygulanması bakımından tarafları yönünden kazanılmış hak oluşturmakta ise de, anılan davada 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren ve 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanların hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmesini öngören 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilmeksizin 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmış olan orman kadastro

hattına göre taşınmazın konumu belirlenmiş, başka bir anlatımla, mahkeme sadece 1942 yılında kesinleşen orman kadastro sınırını belirlemiş, 4785 Sayılı Yasa çerçevesinde herhangi bir araştırma yapmamış, dava sırasında da bu konuda bir iddia ileri sürülmemiştir.

O halde, kesinleşen tapulama mahkemesinin kararı nedeniyle sadece 1942 yılında kesinleşen orman tahdit hattı ile ilgili kesin hükmün varlığından söz edilebilirse de, konu birliği olmadığından 2896 Sayılı Yasa hükmüne göre sonradan orman kadastro sınırı içine alınan bölüm yönünden kesin hükmün varlığı kabul edilemez.

Çünkü, temyiz edilen davanın konusu 2896 Sayılı Yasanın verdiği yetki ile 1985 yılında yeniden oluşturulan 2569-49-2570 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hat ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanın ilk kez orman sınırı içine alınması ile ilgili olup, ortaya çıkan bu ... durum (konu) kesin hüküm kapsamı dışındadır.

6831 Sayılı Yasadaki orman kadastrosuna ilişkin hükümler de, diğer Kadastro Yasalarında olduğu gibi tasfiye amacını gütmektedir. Davaya konu taşınmazı orman sınırı içine alan 1985 yılındaki orman kadastro çalışması 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılmıştır. 2896 Sayılı Yasada “askı tarihinden itibaren bir yıl içinde sınırlamaya itiraz edilebileceği” hükmü mevcut ise de; sözkonusu çalışma 2896 Sayılı Yasanın yürürlükte olduğu tarihlerde ilan edilmemiştir.

Temyize konu dava, 28.05.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve tapulu taşınmazlar bakımından 10 yıl içinde dava açma hakkını tanıyan 6831 Sayılı Yasanın 11/1 maddesini değiştiren 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında 08.07.1988 tarihinde yapılan ilan üzerine tapu kaydına dayanılarak 10 yıllık süre içinde açılmıştır.

Yani taşınmaz 2896 Sayılı Yasanın Yürürlüğü sırasında orman kadastro sınırları içine alınmış, yine bu yasanın yürürlüğü döneminde kadastro komisyonunca 22.05.1987 tarihinde işi bitirme tutanağı düzenlenmiş, ancak askı ilanı 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğü sırasında yapılmıştır.

Bu durumda, tartışılması gereken diğer bir konu da, orman kadastro işleminin yapılıp bitirildiği tarihte yürürlükte olan yasada bulunmayan, ancak ilan tarihinde yürürlüğe giren ve altı aylık ilan süresinden sonra, tapulu taşınmazlar yönünden getirilen 10 yıllık dava açma süresinin somut olayda uygulanıp uygulanmayacağıdır.

Hemen belirtmek gerekir ki, ilan tarihinden yasanın değişmiş olması daha önceki yasa döneminde yapılıp tamamlanan orman kadastrosunun esasını etkilemez. Çünkü işin esası bitirilmiştir. ... yasa döneminde yapılan ilan, kadastro işleminin esası ile ilgili olmayıp sonuçlarının duyurulmasından ibarettir. Bu nedenle, ilanın 3373 Sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde yapılması, bu yasa ile tapulu taşınmazlar yönünden getirilen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde orman kadastrosuna dava açma olanağı sağlamaz. 3373 Sayılı Yasada daha önceki yasalar döneminde yapılıp sonuçlandırılan, ancak ilanı bu yasa döneminde yapılan işlemlere ... yasanın getirdiği hükümlerin uygulanacağı konusunda da her hangi bir hüküm bulunmamaktadır.

Mahkemece, yapılan keşifte uzmanlıklarına başvurulan orman ve harita mühendislerinin dosyaya sundukları ve karara dayanak alınan rapor ve krokilerde, çekişmeli taşınmazın tamamının 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritasındaki 2569-2570 ve 2571 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren orman tahdit hattının ve Tapulama Mahkemesinin 13.04.1970 ... 1969/187-115 sayılı kararının dayanağı 02.04.1970 tarihli krokide belirlenen durumuna göre orman sınırı dışında yani orman sayılmayan yerde kaldığı ancak, 1985 yılında yapılan çalışma ile ilk kez oluşturulan 2569-49 ve 2570 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hatta göre orman sınırı içinde kaldığı belirtilmiştir.

O halde, davaya konu taşınmazın orman sınırı içinde kalan bölümlerinin yargılamanın yenilenmesi dosyasında uzmanlığına başvurulan bilirkişi kurulunun 25.01.2000 tarihli raporlarında belirlenen durumları itibarıyla öncesinin ve halen eylemli durumlarının orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi nedeniyle, 1985 yılında 2896 Sayılı Yasanın verdiği yetkiyle orman sınırı içine alınmasının yasaya uygun olduğu bir yana, orman sınırı içine alınma işlemi 2896 Sayılı Yasanın yürürlüğü döneminde yapılıp bitirildiğine,

bu yasada tapulu ve tapusu taşınmaz ayrımı yapılmaksızın “tutanak ve kararlara karşı hak sahiplerinin askı tarihinden itibaren bir yıl içinde görevli ve yetkili adliye mahkemelerine müracaatla sınırlamaya itiraz edebilirler. Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir” hükmü

bulunmasına, işlemin ilan edildiği tarihte yürürlükte bulunan ve tapulu taşınmazlar yönünden altı aylık ilan süresinin bitiminden sonra 10 yıllık süre içinde orman kadastro davası açma hükmünü getiren 3373 Sayılı Yasada, daha önceki yasalar döneminde yapılıp tamamlanan, ancak 3373 Sayalı Yasa döneminde ilan edilen işlemlere karşı da 10 yıl içinde dava açma ... verildiğine ilişkin bir hüküm de bulunmadığı, dolayısıyla orman kadastrosunun kesinleştiği gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

yukarıda açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 19/04/2007 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/2237, K. 2007/5286, 19 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/2237
Karar No
2007/5286
Tarih
19 Nisan 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/2238 K.2007/4941
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2007/2238 K.2007/4236
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/2239 K.2007/4491
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/2239 K.2007/3242
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/2240 K.2007/4487
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/2240 K.2007/4887

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.