İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/3704 K.2007/7180

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Esas2007/3704Karar2007/7180Tarih31 Mayıs 2007Okuma5 dk · 949 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/3704 E., 2007/7180 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
31 Mayıs 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Davalılar
HAZİNE - ... KÖY TÜZELKİŞİLİĞİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

949 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... 10.10.2005 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, ... Köyü Kökündibi mevkiinde bulunan, tahminen 10 dönüm yüzölçümündeki taşınmazı imar ihya ederek yaklaşık 30 yıldır ... alanı olarak zilyet ettiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek adına tescilini istemiştir. Hazine ise cevaben 27.10.2006 tarihli dilekçe ile taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın ve Hazine talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca genel arazi kadastdrosunda tapulama dışı bırakılmış taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapuya tesciline ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1960 yılında yapılmış ve 17.6.1960 ila 16.7.1960 tarihinde kesinleşmiş, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer çalılık olarak tapulama dışı bırakılmıştır. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.

Aynı gün temyiz incelemesi yapılan, ...

Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2005/340 ve 2005/341 (Dairenin 2007/3701 ve 3704) esaslı dosyalarında bir birine bitişik olan iki parça taşınmazın ayrı ayrı dava konusu edildiği, her iki taşınmazın da aynı mevkide bulunduğu, 1960 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda çalılık olarak tapulama dışı bırakıldığı, eski tarihli haritaların uygulanmasına dayalı keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, mahkemenin 2005/340 esasına kayıtlı dosyada ... ... tarafından dava konusu edilen ve ... bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 9880.83 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman olarak nitelendirildiği,

ana kayanın yer yer ortaya çıktığı, civar ormanlarda yetişen kızılçam ağacı olmadığı, ancak maki elemanları bulunduğu, sonuç olarak orman sayılan yerlerden olduğu, Mahkemenin 2005/3704 esaslı dava dosyasında ... tarafından dava edilen ve ... bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 6397.66 m2 yüzölçümündeki taşınmazın ise eski tarihli haritalarda açık alan olarak nitelendirildiği,

ana kayanın yer yer ortaya çıktığı, üzerinde ağaç bulunmadığı sonuç olarak orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar ise taşınmazların davacılar tarafından ev yapılarak ve hayvan otlatılarak zilyet edildiğini bildirmişlerdir.

-2- 2007/3704-7180

Öncelikle, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlere sınır olması nedeniyle davanın Orman Yönetimine yaygınlaştırılmaması Medeni Yasanın 713/3 maddesi hükmüne aykırıdır.

Diğer taraftan, Mahkemece her iki taşınmazın da kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olmadığının belirlendiği gerekçesiyle gerçek kişilerin davalarının reddine karar verilmişse de, Hazinen dilekçeyle taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istediği halde, taşınmazların orman niteliğinde olmadığı, ekonomik değer ifade etmediği gerekçesiyle Hazine isteminin reddine karar verilmiştir.

Oysa orman niteliğindeki yerlerin 3402 sayılı yasanın 16 ve 18. maddesi ve 6831 sayılı yasanın 11. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tescili olanaklıdır.

Mahkemenin 2005/341 esasına kayıtlı ...’in davasına konu tarafından dava edilen ve ... bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 6397.66 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 1960 yılındaki genel arazi kadastrosunda çalılık olarak tapulama dışı bırakıldığı, eğimin %15 olduğu, taşınmazda maki elemanlarının bulunduğu, her ne kadar orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporla taşınmazın eski tarihli haritalarda orman olarak nitelendirilmediğinden orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmişse de,

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun uygulanmaya başladığı tarihe kadar kadastrosu yapılacağı ilan edilen ve önceden sınırları belirlenen çalışma alanları içerisindeki ormanlar tesbit dışı bırakıldığı, bir diğer anlatımla arazi kadastrosu ekipleri ormanların kadastrosunu yapmamış, ancak bölgede daha önce orman kadastrosu yapılmış ve kesinleşmiş ise bu işleme ait kayıtların, birliğin tapu kütüğüne aktarılması ile yetinildiği, bölgede orman tahdidinin yapılmadığı durumlarda ise; arazi kadastrosunun yapılacağı bölgedeki, ormanların sınırlandırılmasının Orman Yönetiminden istendiği,

Yönetimin orman sınırlarını belirlemesinden sonra arazi kadastro ekiplerinin bu sınırlamayı esas almak suretiyle kadastro çalışmalarını yürüttüğü, bu uygulamanın yukarıda da değinildiği gibi 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihe kadar sürdürüldüğü, 3402 sayılı Kanun’un yürürlüğünden sonra ise anılan kanun’un 4. maddesi gereğince işlem yapıldığı, her olaya olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan yasa hükümlerinin uygulanması gerekeceği, bu nedenle dava konusu somut olayın 5602 sayılı Kanun hükümleri gereğince irdelemesinin yapılıp uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesinin zorunlu olduğu,

1960 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında davaya konu taşınmazlarla, bu taşınmazların çevresinde bulunan arazi bölümlerinin tesbit dışı bırakıldığı, yörede orman kadastrosunun yapılmadığı, her iki dosyada dava konusu edilen taşınmazların bir bütünden geldiği, ... ormanlara göre konumları, davalı taşınmaz ile sınırdaki orman arasında ayırıcı bir unsurun olmadığı, arazi kadastrosunun yapıldığı yıllardaki kadastro ekiplerinin ormanlarla ilgili yukarıda anlatılan çalışma yöntemleri nazara alındığında, davaya konu taşınmazların yer aldığı arazi bölümünün de orman olarak tesbit dışı bırakıldığının kabulünün zorunlu olduğu,

Her ne kadar bilirkişi ve tanıklar taşınmazın öncesinin orman olmadığını, üzerinde imar-ihyayı gerektirecek nitelikte maki veya benzeri bitki örtüsünün bulunmadığını, taşınmazların davacıya irsen intikal ...

20 yıldan fazla süreyle Hayvan otlatılarak ve ev yapılarak kullanıldığını ifade etmişler ise de; kadastro işlemi olan tesbit dışı bırakma işlemine, zemine ve eylemli duruma uygun düşmeyen bilirkişi ve tanık sözleri ile uzman bilirkişinin hukuki nitelendirme şeklindeki soyut görüşüne değer verilemeyeceği, Mevcut deliller karşısında taşınmazın öncesinin orman olmadığının bunu iddia eden tarafça maddi ve kesin delillerle kanıtlanması gerekeceği, davacı taraf taşınmazın öncesinin orman olmadığını kesin delillerle kanıtlayamadığı, gibi çevredeki ormanlar ile yanı yapıda olduğu yönünde teknik bilirkişi raporlarının bulunduğu,.

6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1. maddesi “Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaçcık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır.” Hükmü gereğince, Zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman örtüsünün kaldırılmış olması o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmeyeceği, (Yüksek Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararlarının da bu yönde olduğu) gözetilerek Mahkemenin 2005/340 esaslı dosyasında ... ... ve 2005/341 Esas sayılı dosyasında da ... ...

tarafından dava konusu edilen taşınmazların Hazinenin itiraz ve davasına göre orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmazlarda ana kayanın ortaya çıktığı, üzerinde civar ormanlarda yetişen kızıl ... ağacı olmadığı ve taşlık olduğu, ekonomik değeri bulunmadığı gerekçesiyle, Hazine davasının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ve itiraz davacısı Hazinenin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün bu nedenle BOZULMASINA 31.05.2007 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/3704, K. 2007/7180, 31 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/3704
Karar No
2007/7180
Tarih
31 Mayıs 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/3704 K.2007/4894
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/3705 K.2007/5885
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/3706 K.2007/5861
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/3706 K.2007/5364
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/3711 K.2007/4793
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/3711 K.2007/5191

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.