Davacı gerçek kişi, 27.05.2005 tarihli dilekçesiyle, ... Köyünde bulunan dava dışı 225 sayılı parselin batısındaki 7 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın imar ihya edilip 35 yıldan fazla süreyle zilyet edildiğini, orman ve köy ile ilgisinin olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini, davalı Hazine ise, davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE, taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... Köyünde (Beldesinde) 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 23.04.1977, komisyonun itirazların incelenmesine ilişkin çalışmaları da 13.04.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
... Köyünde genel arazi kadastrosu 1956 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz bu işlemde orman olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli taşınmazın 1942 yılı orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1987 yılında yapılan sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu sırasında da orman sınırları dışında bırakıldığı, genel kadastroda devlet orman olduğu paftasına yazılarak tapulama dışı bırakıldığı, 1972 yılında imar ihyasının bitirildiği ve tarla olarak kullanıldığı belirlenmiştir.
Çekişmeli taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı kabul edilse dahi, 1956 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosunda devlet ormanı olarak tapulama dışı bırakıldığı, eski tarihli memleket haritasında orman olarak nitelendirildiği, Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242/292 sayılı kararında da değinildiği gibi, çekişmeli taşınmazın 4785 Sayılı Yasa gözetilerek 1987 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı ana kadar, orman sayılan yerlerden olduğu,
bu tarihten sonrada dava tarihine kadar, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde çalışan makiye ayırma komisyonunun, yasanın öngördüğü kişilerden oluşturulmadığı için kuruluşu yasaya ve yönetmeliğe aykırı olduğu gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı çalıştığı, bir an için makiye ayırma işlemine değer verilse dahil, davacı tarafın özel yasalarına göre oluşturulmuş tapu kayıtlarının bulunmadığı,
ayrıca daha önce açtığı tescil davasının işlemden kaldırılmasından sonra üç ay içinde yenilenmemesi nedeniyle, açılmamış sayılmasına ilişkin Asliye 6. Hukuk Mahkemesinin 24.09.1993 gün ve 1992/787-615 sayılı kararı nedeniyle zilyetliğin kesildiği,
bu tarihten sonra dava tarihine kadar 20 yıllak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin de dolmadığı gözetilerek gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin tescil isteminin kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, taşınmaz orman kadastrosu sınırları dışında olduğu halde, orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmişse de, hak sahibi Hazinenin bu yönde bir temyizinin bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 04/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.