KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/6067 E., 2007/11889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
745 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı OrmanYönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Yönetimi, 06.09.2001 tarihli dava dilekçesiyle, Yeşil ... (Asi ...) Köyü 280 sayılı parselin, 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı olduğunu, tapu kaydının iptalini ve adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli Yeşil ... Köyü 280 sayılı parselin ... Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18.02.2003 tarihli krokide yeşil ile boyanarak (A) ile gösterilen 155 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide (B) ile gösterilen 2306 m2 yüzölçümündeki bölümün tau kaydının eskisi gibi devamına karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1998 yılında yapılıp, 25.12.1998 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin (A) ile gösterilen bölümünün 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde, (B) ile gösterilen 2306 m2 yüzölçümündeki bölümün de kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, (A) bölümüne ilişkin davanın kabulüne, (B) bölümüne ilişkin davanın ise reddine karar verilmişse de, uzman bilirkişi tarafından çekişmeli parselin orman sınır hattına irtibatlı krokisi çizilmediği, ... bilirkişi krokisine atıf yapıldığı,
çekişmeli parselin çap krokisi ve 1946 yılında yapılan orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritası getirtilmediğinden, ... bilirkişi tarafından çizilen krokisinin gerçeğine uygun olup olmadığı, 1946 yılı orman kadastronda belirlenen orman sınır hatları ile 1998 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ile belirlenen orman sınır hatlarının çelişip çelişmediği anlaşılamadığı gibi, orman sınırları içinde kaldığı belirlenen ve ... elemanı bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümün şekli,
Orman Yönetiminden getirtilerek bir örneği dosyaya konulan ve kadastro parselleri ile orman sınır hatlarını bir arada gösteren haritadaki şekli ile çeliştiği halde bu çelişki üzerinde durulmamıştır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, sonuçların askı ilan tutanakları ile çekişmeli parseli orman sınır noktaları ile birlikte gösteren ve 1946 yılında
üretilen orman kadastro haritası orijinalinden renkli onaylı fotokopisi ve çekişmeli parselin çap krokisi getirtilmeli daha sonra, önceki bilirkişiler dışında halen ... ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman
Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, ... fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır.
Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre,
orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan ... fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek,
çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı,
ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan ... fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/6067, K. 2007/11889, 4 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama