İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 20. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/6342 K.2007/9236

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği…

Esas2007/6342Karar2007/9236Tarih28 Haziran 2007Okuma6 dk · 1.209 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/6342 E., 2007/9236 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Haziran 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.209 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi katılan ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Davacı gerçek kişi, 12.05.2000 tarihinde, ... Köyü 530 sayılı parselin kadastroda Hazine adına tescil edildiği, oysa bu parselin Sefer 1277 tarih Cilt 1, Sayfa 644/10033 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı gibi, önceki zilyetler ile birlikte eklemeli olarak 30-40 yıldan fazla süredir, tarım alanı olarak malik sıfatıyla zilyet edildiği, kadastro tesbit tarihine kadar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının da oluştuğu iddiasıyla, taşınmazın Hazine adına oluşan tapu kaydının iptali ile adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, davayı ... Belediyesine yaygınlaştırmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm katılan ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahditin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.

Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosu ve makiye ayırma tutanak ve haritalarının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1976 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonunca ilkin 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı,

daha sora 1942 orman kadastrosunun Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının Hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 taih ve 208 sayılı karar ile iptal edildiği ve taşınmazın makiye ayrılan yerlerden olduğu tartışılarak yeniden yapılan orman kadastrosunda yine orman sınırları dışında bırakıldığı, taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, bir başka orman kadastro komisyonunca yasal olmayan nedenlerle yok sayılıp, orman sınırları dışında bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmadığı,

çekişmeli taşınmazın makiye ayrıldığı bildirilmişse de, 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile 5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1/e maddesi uyarınca kurulan maki tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceğinin benimsendiği, sözü edilen kararda öngörülen Özel Yasaların 4753 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma, 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı Yasaları olduğu,

gerek Hukuk Genel Kurulunun gerekse ilgili Yargıtay Dairelerinin kararlıkla sürdürdükleri içtihatlarına göre, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan her türlü kayıt ve belgeler ile mahkeme ilamları yasal değerlerini yitireceği, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulardan başka tapulara değer verilemeyeceği, (Y.K.D’nın Ekim 2002 sayısında yayınlanan HGK’nun 27.02.2002/1-19 E.-97 K.), İçtihadı Birleştirme Kararının, maki tesbit komisyonunca makilik alan olarak belirlenen alanlarda özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceğini kabul ettiği,

karar gerekçesinde açıkça maki komisyonlarınca yapılan işlerin sadece nitelik belirleme olup, orman dışına çıkarma işlemi olmadığı, makiye ayırma işleminin orman olarak kayıtlı tapulu taşınmazı tapusuz hale dönüştürmeyeceğinin vurgulandığı, sözü edilen İçtihadı Birleştirme Karanının konusunun, makilik yerlerde zilyetliğe değer verilip verilmeyeceğiyle de ilgili olmadığı, karar gerekçesinde bu konunun, bir kelime ya da cümle halinde dahi yer almadığı,

yorum yoluyla içtihadı birleştirme kararı genişletilemeyeceği, orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği 1942 tarihinde yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Yasanın 13. maddesi hükmüne göre “tahdidi yapılmış ve kesinleşmiş ormanlar Hazine adına tescil olunur.” buna paralel olan ve o maddenin yerine 08.09.1956 tarihinde yürürlüğe konulan 6831 Sayılı Orman Yasasının 11. maddesinin 4. fıkrası da “kadastrosu yapılıp kesinleşen devlete ait ormanlar tapu dairelerince hiçbir harç, vergi ve resim alınmaksızın Hazine adına tapuya tescil olunur” hükmünü taşıdığı,

bu yerde orman kadastrosu 1942 yılında kesinleştiğinden, yasanın emredici hükmü gereğince Hazine adına tapuya tescil edilmiş olması gerekeceği, tapulu devlet ormanının bir bölümünün makiye ayrılması halinde o yerin orman değil ve fakat cinsi makilik yer olarak ve yine Hazinenin tapulu taşınmazı olmaya devam edeceği, bu konunun 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı gerekçesinin 19. paragrafında, aynen (Maki komisyonlarının görevi orman sayılmayan makilik alanları belirlemekten ibarettir.

Orman sayılmayan makiliklerin tesbiti yeni orman tanımına göre tapu sicilinde düzeltme yapılması niteliğindedir. Bu düzeltme sonucu “orman niteliği ile Hazine adına tescil” edilen taşınmaz orman sayılmayan makilik alan olarak tesbit edilmekle, “özel mülk olarak Hazine adına tapuya tescil” edilecek, taşınmazın sadece tapudaki niteliği değişecektir.

Böylece tesbit işlemi ile Hazine adına tapulu olan TAŞINMAZ TAPUSUZ HALE DÖNÜŞMEYECEKTİR.) şeklinde ifade edildiği, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki makilik alanın ayrılmasının o yeri tapusuz hale getirmeyip, sadece niteliğini değiştireceği, makilik cinsi ile tapulu olma halini sürdüreceği, imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı, kesinleşen orman kadastrosu, yasanın emredici hükmüne rağmen herhangi bir nedenle tapuya tescil edilmemiş olsa bile;

orman kadastrosunun kesinleşmesi ile taşınmazın orman niteliğiyle mülkiyet hakkının Hazineye geçeceği, kesinleşen orman kadastrosunun sonradan tapuya tescil edilmesinin mülkiyet hakkının doğumu için gerekli olmadığı, tescil işlemi kurucu değil açıklayıcı nitelikte olduğundan durumun yine değişmeyeceği, maki komisyonlarının yaptığı işlemin, 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesinin öngördüğü anlamda “orman sınırı dışına çıkarma” işlemi değil “makilik yer olduğunu belirleme” işlemi olduğu, çünkü 5653 Sayılı Yasada tahdit komisyonlarına orman sınırı dışına çıkartma yetkisi verilmediği,

bu komisyonların görevinin orman sayılmayan makilik alanları belirlemekten ibaret olduğu, hukukumuzda ilk kez orman dışına çıkarmaya ilişkin yasal düzenlemenin 1961 Anayasasının ormanla ilgili 131. maddesindeki değişikliğe paralel olarak 04.07.1973 tarihinde yürürlüğe giren 1744 Sayılı Yasayla yapıldığı,

3402 Sayılı Kadastro Yasasının 18/2. maddesi gereğince, yasaları uyarınca devlete kalan taşınmaz malların tapuda kayıtlı olsun olmasın zilyetlikle kazanılamayacağı, yasanın bu maddesinde “yasaları uyarınca devlete kalan taşınmaz malların” hangi malları kapsadığı sayılmamışsa da 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan yerler ile geçerli bir işlemle makiye ayrılan yerlerin de 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi anlamında “yasalar uyarınca devlete kalan taşınmaz mallar” olduğunun kabul edileceği,

İçtihadı Birleştirme Kararında 5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Orman Yasasının 1/e maddesinde Hazine tapularının iptal edileceğine ve taşınmazların tapusuz hale dönüşeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi, maki yönetmeliğinde de yapılan işlemin tespit işlemi olduğunun vurgulandığı, tapulu taşınmazın tapusuz hale dönüşeceğine ilişkin yönetmeliğe bir hüküm konulmadığı, bu nedenlerle makiye ayrılan taşınmazlar hali yerler gibi zilyetlikle kazanılamayacağı, kaldı ki; ...

Köyünün ...

Büyükşehir Belediyesi sınırları içine alındığı ve bu yerde 1981 yılında imar planının yapılıp kesinleştiği yürürlükten kaldırılan 766 Sayılı Yasanın 1617 Sayılı Yasa ile değişik 33. maddesi hükmüne göre imar-ihya yoluyla taşınmaz edinme olanağının bulunmadığı, 10.10.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi hükmüyle, imar-ihya yoluyla taşınmaz edinme olanağı sağlanmış ise de aynı maddenin 2. fıkrası ile “il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmazlarda bu hüküm uygulanmaz” hükmü gereğince 1991 yılında tesbit tutanağı düzenlenen taşınmazın imar-ihya yoluyla kazanılma olanağı bulunmadığı,

kaldı ki, genel arazi kadastrosunun 1963 yılında yapıldığı, taşınmazın tapulama dışı bırakıldığı, 1970 yılından bu yana zilyet edilmediği, davacının tutunduğu tapu kaydının uygulaması yetersiz ise de, bir an için uyduğu kabul edilse dahil, yoklama kaydı olduğu ve zilyetlik birleşmediği, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalmakla hukuki değerini yitirdiği, ... tarafından dava konusu taşınmazın kısmen devralındığı ve devralan sıfatıyla celselerin takip edildiği,

bu şekilde taraf sıfatını kazandığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, katılan gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/06/2007 günü oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/6342, K. 2007/9236, 28 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/6342
Karar No
2007/9236
Tarih
28 Haziran 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/6343 K.2007/6973
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/6343 K.2007/7328
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/6344 K.2007/6974
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/6345 K.2007/8589
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/6345 K.2007/6975
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/6346 K.2007/6976

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.