Davacı Hazine, ... Köyünde 2425 parsel sayılı taşınmazın kuzeyindeki 4200m2 yüzölçümündeki tescil harici taşınmazın, davalı-karşı davacı ... tarafından açılan tescil davası sonucunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/149-422 sayılı kararı ile 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından, davanın reddine karar verildiğini ve dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu iddia ederek, Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini, davalı karşı davacı ... ise, dava konusu taşınmaz için kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
Mahkemece Hazinenin 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesine dayalı olarak açılan davasının kabulüne,davaya konu ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/149-422 sayılı dava dosyası içinde yar alan 25/11/1998 tarihli krokide A ile gösterilen ... Köyünde 2425 parsel sayılı taşınmazın kuzeyindeki 4200 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı Hazine adına tesciline, davalı-karşı davacı ...'ın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca açılan davasının kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1985 yılında yapılmış, dava konusu yer tescil harici bırakılmıştır
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/8-161, 2002/301 sayılı ilamlarında kabul edildiği üzere, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tescil davasından önce açılıp 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığı için ret olunan davanın zamanaşımını kesen işlem niteliğinde olduğu nedeniyle, kararın kesinleşmesi ile yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin yeni davanın açıldığı tarihte 20 yılı doldurmuş olmasının gerektiğine,somut olayda davacı gerçek kişinin aynı taşınmaza yönelik olarak daha önce açmış olduğu tescil davası gözönüne alındığında,
tescil kararı verilebilmesi için gereken 20 yıllık nizasız fasılasız zilyetlik süresinin de henüz dolmadığı anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.- YTL. vekalet ücretinin davalı-karşı davacı ...'dan alınarak davacı Hazine'ye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/6/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.