KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/7190 E., 2007/8459 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... oğlu ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Dava konusu ... Köyü 429 parsel sayılı 24000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ... oğlu ... adına tapuda kayıtlıdır. Davacı ..., taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kaldığı iddiasıyla tapu iptal, tescil ve elatmanın önlenmesi davası açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, tapu kaydının iptaline ve dava konusu parselin (B)=401 m2'lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu bölüme elatmasının önlenmesine, (A)=23599 m2'lik bölümünün kayıt maliki üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından yargılama giderleri, ... oğlu ... tarafından ise 429 parselin kendisine ait olmayıp, dava tarihinden önce ölen ... oğlu ...'ya ait olduğu yönünden temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılnda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 14.08.1981 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 21.04.2003 tarihinde ilan edilip kesinleşen 2/B uygulaması vardır.
Dava konusu ... Köyü 429 parsel ... oğlu ... adına tapuda kayıtlıdır. Davacı ... Yönetiminin, 23.03.2006 tarihli dava dilekçesinde davalı olarak ... gösterilmiş ise de baba adı yazılmamıştır. Dava dilekçesi ve karar baba ismi yazılmaksızın ... oğlu ...'ya tebliğ edilmiştir. ... oğlu ...'nın mahkemeye sunduğu temyiz dilekçe ekindeki vukuatlı nüfus kayıt örneğinde kayıt maliki ... oğlu ...'nın 12.02.2004 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık ölü kişi aleyhine dava açılıp açılamayacağı noktasında toplanmaktadır.
H.Y.U.Y.'nın 38. maddesine göre dava koşulu olan dava ehliyeti, Medeni Yasaya göre tayin edilir. Medeni Yasanın 28. maddesinin 1. fıkrası hükmünce de şahsiyet doğumla başlar ve ölümle sona erer. Bu nedenle, ölümle kişiliği son bulan kimsenin medeni hakları kullanmasından ve taraf ehliyetinden bahsedilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kayıt maliki olmayan ... oğlu ...'ya tebligat yapılmak suretiyle yargılamanın sürdürülüp ölü kişi aleyhine de karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/7190, K. 2007/8459, 18 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama