Davacı ..., 27.12.2002 tarihli dilekçesiyle, ... Köyünde bulunan sınırlarını bildirdiği 10000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tapuya kayıt ve tescilini istemiş, dava konusu edilen taşınmazın ...
Köyü 1124 parsel sayısı ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edildiğinin belirlenmesi üzerine, davasını ıslah ederek, Hazine ve Orman Yönetimi aleyhine olan davasının tapu iptal tescil davası olarak görülmesini istemiş, Köy Tüzelkişiliği aleyhine açtığı davasını takip etmeyeceğini bildirmiştir.
Mahkemece, Köy Tüzelkişiliği aleyhine açılan davanın takipsiz bırakılması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın tapu maliki olmadığından husumetten REDDİNE, Hazine aleyhine açılan davanın ise esastan REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman niteliğiyle tapuya tescil edilen taşınmazın imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1979 yılında yapılıp itirazsız yerlerde 14.5.1981 itirazlı yerlerde komisyon incelemesi sonunda 11.03.1982 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1988 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporundan, dava konusu taşınmazın 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidinde, orman sınırları içinde bırakıldığı ve işlemin kesinleştiği; makiye ayırma işlemine konu edilmediği, 1979 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. maddesi ve 1988 yılında 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulamalarına konu edilmediği, 1993 yılında Orman Yasasının 11/4. maddesi gereğince Devlet Ormanı niteliğiyle tapuya kayıt edildiği, davalı Köy Tüzelkişiliğinin
husumet ehliyetinin bulunmadığı belirlenip gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
Ancak, Devlet Ormanlarının mülkiyetinin Hazineye, intifasının ise Orman Yönetimine ait olduğu, devlet ormanları konu edilerek açılacak davalarda Orman Yönetiminin de davalı sıfatı bulunduğu gözetilmeden, Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru görülmemişse de, bu husus kararın bozulmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu nedenle, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinin tamamen kaldırılarak; bunun yerine, 2. bend olarak “2- Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın esastan REDDİNE” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/10/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.