KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/8144 E., 2007/8737 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
837 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, ... Köyü 1289 parsel sayılı 11.360 m2 yüzölçümünde davalı gerçek kişi adına tapuda kayıtlı olan ve davalı kooperatif lehine ipotek şerhi bulunan taşınmazın yörede yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığını belirterek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini, davalının elatmasının önlenmesini ve ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın (A) işaretli 2725.71 m2 yüzölçümündeki bölümün tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu bölümler üzerindeki elatmasının önlenmesine ve davalı kooperatif lehine konulan ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali tescil ve elatmanın önlenmesine ilişkindir.
Yörede 4785 Sayılı Yasa nazara alınarak 1953 yılında yapılan orman kadastrosu ile 1993 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece, uzman orman ve ... bilirkişilerinin müşterek olarak düzenledikleri raporda, çekişmeli taşınmazın yörede kesinleşen orman tahdit haritasına göre, (A) harfli 2725.71 m2 yüzölçümündeki bölümün orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfli 8684.29 m2 yüzölçümündeki bölümün ise, orman sınırları dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmeleri üzerine, bu gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Yörede 1953 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastro çalışması ile 1993 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Dairemizin 30.11.2006 arih 2006/14939 - 16658 sayılı iade kararı üzerine dosyaya gönderilen 1953 yılına ilişkin orman tahdit haritası ile dosyada bulunan 1993 yılına ilişkin tahdit haritası arasında açı ve mesafe farklılıklarının bulunduğu ve uzman bilirkişiler tarafından sadece aplikasyon haritası uygulanmak sureti ile inceleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki durumu o yer ile ilgili tüm orman kadastro tutanakları ve haritalarının yasa ve yönetmelikte belirlenen yöntem ile uygulanması sonucu belirlenir. İlk tahdit haritası ile aplikasyonun çelişmesi halinde ilk tahdit haritası, tahdit haritası ile de tutanakların çelişmesi halinde ise; kural olarak çalışma tutanaklarındaki anlatımın, açı ve mesafelerin esas alınması gerekir.
Aplikasyon; orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurulacak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden-yenilenmesinden ibaret olup bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulması zorunludur (02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Yönetmeliğin 44. md.). Aplikasyon işlemi ... bir orman kadastrosu değildir. Aplikasyonla kesinleşmiş orman sınırları değiştirilemez (daraltılamaz). Kesinleşmiş orman sınırları değiştirilerek yapılan aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritasının hukuken geçerliliği söz konusu olamaz.
O halde; mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte.
6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama yönetmeliğinin 54.maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastro Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların arza uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritalarından, ... fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır” hükmü gereğince 1953 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen ilk orman tahdit haritası, tutanakları ve kadastro paftası açı ve mesafeler gözönüne alınarak sağlıklı biçimde zemine uygulanıp,
zeminde bulunacak ilk tesis edilen orman sınır noktasından hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunarak ve ölçülerek en az ada bazında çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki orman sınır noktaları birer birer zeminde bulunmalı ve yeri işaretlenmeli;
orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedenleri üzerinde durulmalı, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri ve yer değiştirip değiştirmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, tereddütsüz olarak zeminde yeri saptanabilen en yakın sabit orman sınır noktalarından hareketle, yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup, 1953 yılı orman kadastrosunda uygulanan yöntem ve araçlar ile ölçülerek orman sınır noktaları birer birer bulunup zeminde işaretlenmeli, 1953 tahdit haritası zemine uygulandıktan sonra 1953 ve 1993 yıllarında yapılan orman kadastrosu,
aplikasyon ve 2/B madde çalışmasından sonra oluşturulmuş olan harita bu çalışmalarda uygulanan yöntem ve araçlar ile yerine uygulanmalı, çekişmeli taşınmazların bu orman sınır hatlarına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, haritalar arasındaki farklılık varsa nereden kaynaklandığı belirlenmeli, bilirkişi kuruluna, uygulanan tüm haritaların ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlettirilerek,
çekişmeli taşınmazların 1953 yılındaki 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış orman kadastrosunda oluşturulan orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ve 1993 yıllarında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile oluşturulan ve aynı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattına göre çekişmeli taşınmazın konumunu ada bazında gösteren, orman sınır hatları ile irtibatlı kroki düzenlettirilmeli, 1953 yılından sonra yapılan çalışmaların sadece aplikasyon uygulaması olduğu ve yapılan aplikasyon uygulaması ile kesinleşmiş orman tahdit hattının değiştirilemeyeceği gözönünde bulundurulmalı;
bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, bilimsel verileri bulanan rapor alınmalı ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin yetersiz araştırma ve incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/8144, K. 2007/8737, 21 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama