KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/8875 E., 2007/11885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.254 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapunun beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılması davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 24.03.2000 tarihli dilekçesiyle ... Köyü 8245 ada 1 sayılı parselden ifraz edilen 8245 ada 11 sayılı parselin, orman sayılmayan yerlerden olduğuna ilişkin, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/383-1959/1045 sayılı kararı bulunduğu halde, taşınmazın tapu kaydındaki beyanlar hanesine "6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" konusunda şerh yazılmasının yasaya aykırı olduğunu bildirerek bu şerhin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, ... Köyü 8245 ada 11 sayılı parselin beyanlar hanesinde bulunan "6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerdendir” şerhinin terkinine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapunun beyanlar hanesindeki şerhin kaldırılmasına ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit ve dava tarihinden önce 1946 yılında 8 numaralı orman kadastro komisyonunca yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 3 numaralı ekip tarafından yapılıp 14.05.1980 tarihinde, itiraz sonucu verilen komisyon kararları da 11.03.1981 tarihinde ilan edilerek, itirazsız yerlerde 14.05.1981, itirazlı yerlerde ise 11.03.1981 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi, 23.12.1988 tarihinde ilanı edilen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması bulunmaktadır.
1967 yılında yapılıp kesinleşen genel kadastro sırasında ... Köyü 30 ve 31 Parsel sayılı sırasıyla 49300 m2 ve 94100 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar 11 ... 1959 gün ve 1957/383 ve 1959/1045 sayılı mahkeme kararı ile 58 ve 60 yazım numaralı vergi kayıtları dayanak gösterilerek, ... oğlu ... Akasma ve ... ... a aitken intikalden söz edilerek ... ... ve arkadaşları adına, kadastro tespit tutanakları düzenlenmiş ve itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.
Daha sonra, 31 sayılı parsel ifraz yoluyla 299 ila 426 ve 428 sayfalara gitmiş, bu ifraz parsellerinden 330. sayfada 8245 ada 1 sayılı parsel tarla niteliği ve 531 m2 yüzölçümüyle tapuya tescil edilerek, 28.12.1994 tarihinde ... ve kısmen 2/B madde sahasında kalması nedeniyle 8245 ada 1 ve 11 parsellere ayrılmış, 8245 ada 11 sayılı parsel 373.15 m2 yüzölçümüyle 17.02.1995 tarihinde aynı kişi adına tescil edilerek beyanlar hanesine 2/B madde şerhi konulmuş, 8245 ada 1 Parsel ise 157 m2 yüzölçümüyle yine aynı kişi adına şerhsiz tescil edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.11.1959 gün ve 1957/383-1959/1045 sayılı karar sureti getirtilmiş, dosya aslının....’ya gönderildiğinden bulunamadığı bildirilmiştir. Bu karar sureti incelendiğinde, Davacı ... ... oğlu ... Akasman tarafından, davalı Orman Yönetimi aleyhine (dava tarihi okunamamaktadır) ... Köyü Çileklik mevkiinde dört tarafı çalılık ve
taşlık ile çevrili 30 dönüm ve ... yeri mevkiinde D: ince yol, çalılık, G:ketir, K: sinek tarlası, B: kendi tarlası ile çevrili 90 dönüm ve yine aynı yerde ve mevkide üç tarafı duvar Güneyi kendi evi ile çevrili 4 dekar, aynı mevkide D: çalılık ve yol, B: yol, K: çalılık G: çalılık ile çevrili 60 dekar yine aynı mevkiinde D: çalılık ve yol, B: yol, K: çalılık, G: çalılık ile çevrili 80 dekar olmak üzere beş parça taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 8 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca orman olarak sınırlandırılmasına karşı itiraz davası açıldığı;
mahkemece, beş parça taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu yönündeki Ziraat Vekaletinin cevabına göre, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazlar için tahditin kaldırılmasına karar verildiği ve kararın 18.09.1959 tarihinde taraflarına tebliğ edildiği ve temyiz yolu kullanılmadığından 03.01.1960 tarihinde kesinleştiğinin karar üzerine yazıldığı, Asliye 1. Hukuk Mahkemesi 07.08.2001 tarihli yazısı ile sözü edilen dava dosyasının ...’ya gönderildiğinden dava dosyasının aslının bulunamadığı, Kadastro Müdürlüğünce de kararın eki krokinin olmadığı 15.06.2001 tarihli yazı ile bildirilmiştir.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalar ile Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 10.11.1959 gün ve 1957/383-1045 sayılı kararının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşifler sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporunda; çekişmeli 8245 ada 11 sayılı parselin 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bırakıldığı, 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla P.IV poligon numarası verilerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmışsa da, P.IV poligonda yapılan düzeltme ile oluşan ... sınıra göre taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı,
makiye ayırma işlemine konu edilmediği, %1-2 eğimli ... alanı olduğu, 23.06.2006 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişi taşınmazın sınırlarını tarif etmeden, Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 10.11.1959 gün ve 1957/383-1045 sayılı kararında geçen yer ve mevkiileri tarif etmesi sonucu, ... elemanı bilirkişi ...
Delibaş tarafından düzenlenen 25.07.2006 tarihli krokili raporda; çekişmeli 8245 ada 11 sayılı parselin 31 sayılı kadastro parseli sınırları içinde kaldığını, yerel bilirkişinin yer göstermesiyle, GPS aleti ile aldığı koordinatlarına göre 30, 31, 110, 111 ve 112 sayılı parsellerin Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 10.11.1959 gün ve 1957/383-1045 sayılı kararı kapsamında kaldığını, bu kararda Sinek Tarlası ve ... ... taşınmazı olarak gösterilen yerlerin birbirine sınır olup, çekişmeli parselin 2800 metre kuzey doğusunda bulunduğunu, Sinek Tarlasının 415, ... ...’a ait taşınmazın 49 sayılı parseller olduğunu,
... mevkiinin dava konusu yerin 700 metre Doğusunda yer aldığını, ... yeri mevkiinin geniş bir mevkii olduğunu, çekişmeli parselin de ... Yeri mevkiinde bulunduğunu, Ketir mevkiinin ise yerel bilirkişi tarafından bilinemediğinin belirtildiği, aynı bilirkişinin düzenlediği 14.11.2006 tarihli ek raporda ise keşif zaptında söz edilen Taş Duvar sınırının çekişmeli taşınmazı içinde gösterdiği 30 sayılı kadastro parselinin sanırında bulunduğunu bildirmiştir.
Mahkemece bu raporlar esas alınarak çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyse de, Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 10.11.1959 gün ve 1957/383-1045 sayılı kararıyla tahditi iptal edilen yerde kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 10.11.1959 gün ve 1957/383-1045 sayılı dosya aslı bulunamadığı gibi, dosyaya ibraz edilen ve karara dayanak yapılan karar örneği de fotokopiden ibarettir. Karar içeriğinden bu kararın dayandığı bir krokiden söz edilmediği anlaşılmaktadır. Bilirkişinin kararda yazılı mevkii ve sınırlara göre bu kararın 30 sayılı parselle birlikte 31, 110, 111 ve 112 sayılı parselleri de kapsadığı şeklindeki soyut beyanı esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Diğer taraftan; Asliye 1. Hukuk Mahkemesi kararında beş parça taşınmazdan söz edilmektedir. Bunlardan birinci sıradaki ... mevkiinde 30 Dekar ve ... Yeri mevkiinde Kuzeyi Sinek Tarlası okuyan 90 dekar yüzölçümündeki taşınmazların çekişmeli parsel ile ilgisinin olmadığı belirlenmiştir. Bu kararda ... Yeri mevkiinde 4, 60 ve 80 dekar yüzölçümündeki üç parça taşınmaz daha vardır.
Mahkeme kararı gerekçesinde sözü edilen ve ... bilirkişinin ek raporunda açıklayıp krokisinde gösterdiği “Taş Duvar” Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 10.11.1959 gün ve 1957/383-1045 kararına konu, ...
Yeri mevkiindeki 60 ve 80 Dekar yüzölçümlü taşınmazlarda sınır olarak okunmadığından çekişmeli parselin bu taşınmazlar ile ilgisi bulunmadığı gibi, Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin sözü edilen kararının eki bir kroki bulunmayıp, bu kararda müşterek sınırı yol diğer sınırları çalılık olarak gösterilen toplam 140 dekar yüzölçümündeki taşınmazların sınırları ve yazılı yüzölçümleri esas alındığında, toplam yüzölçümü 143400 m2 olan 30 ve 31 sayılı kadastro parselleri ile kadastro tesbit tutanakları getirtilmeyen diğer 110, 111 ve 112 sayılı kadastro parsellerini ve bu arada 373.15 m2 yüzölçümündeki çekişmeli parseli de kapsadığı söylenemez.
Yine, Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin aynı kararında, ...
Yeri mevkiinde bulunduğu bildirilen üç tarafı Duvar ve Güneyi Kendi Evi okuyan 4 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın da, ... sınırında gösterilen “Kendi Evi” nin, çekişmeli parselin 2-3 Km Kuzey Doğusunda bulunan ve Yerel Bilirkişi tarafından ... ...(Akasman)’a ait olduğu yerel bilirkişi tarafından söylenen taşınmaz olabileceği, çekişmeli parselin ve ifraz edildiği 30 yada 31 sayılı parsellerin sınırında kendi evi bulunmaması nedeniyle, dava konusu parseli kapsamadığı anlaşılmaktadır.
Genel kadastro sırasında kadastro ekibince mahkeme kararı kapsamının belirlenerek kadastro tesbit tutanağına iktisab nedeni olarak yazılması, davalı Hazineyi ve dava dışı Orman Yönetimini bağlamaz. Orman Kadastro Komisyonunca yapılan mahkeme kararlarının uygulanmasına ilişkin çalışmalar bir orman kadastro işlemi olmadığından, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde olduğu halde, mahkeme kararlarının yanlış uygulanması sonucu orman sınırları dışında bırakılması işleminin, hukuki değeri yoktur. Açıklanan hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yetersiz incelemeyle davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/8875, K. 2007/11885, 4 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama