KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/8878 E., 2007/9191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.269 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Kasabası, ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, (A) harfli olarak gösterilen 11.788.63 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1985 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1989 yılında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Davacı gerçek kişi yörede 1959 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında çalılık olarak tescil harici bırakılan taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliğe dayanarak tescil davası açmıştır. Mahkemece çekişmeli taşınmazın yörede1986 ve 1989 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarında kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı ve davacı gerçek kişi yönünden kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur
Ancak mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükmü yeterli değildir.
Şöyle ki, dava konusu parselin kesinleşen orman kadastro haritasının kapsamı dışında kaldığı ve bu nedenle orman sayılmayan yer olduğunu bildirmişler ve mahkemece de bu rapor esas alınarak hüküm kurulmuşsa da, uzman orman bilirkişi kadastro paftası ile orman tahdit haritasını ölçeklerini eşitlemek sureti ile çakıştırma yapmamış ve taşınmazı kesinleşen orman kadastro haritası üzerinde işaretlediğinden rapor yetersizdir.
Ayrıca çekişmeli taşınmaz yörede 1959 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında çalılık olarak tescil harici bırakıldığına ve yörede 1986 ve 1989 yılında ilan edilen orman kadastro çalışmaları bulunduğuna göre öncelikle çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirlemek için kesinleşen orman kadastro haritaların uygulanması dışında çekişmeli taşınmazın resmi belgelerdeki konumunu da araştırmak gerekmektedir.
Bundan ayrı tescil davası tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlara ilişkin olarak açılabileceğine göre tapu sicil müdürlüğünden çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı hususunda cevabi yazı alınmalıdır.Mahkemece 14.6.2004 tarihinde bu konuda yazılan müzekkereye tapu sicil müdürlüğü 27.09.004 tarih 10664 sayılı yazı ile ‘kadastro müdürlüğünden sorulması’ gerektiğini belirterek cevabi yazı göndermiş olup bu yazı çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığını açıklamamaktadır, yetersizdir.
Ayrıca dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın eski 417 parsel yenileme ile 151 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde yer aldığı belirlenmiştir.Ancak dosya içindeki orman tahdit haritasında 417 ile 416 parseller birbirine köşe noktaları ile bitişik olarak gözükmelerine rağmen dairemizin 01.02.2007 tarih 2007/14-1325 sayılı iade kararı üzerine dosyaya konulan kadastro çapında 417 ve 416 parsellerin birbirinden bağımsız parseller oldukları anlaşılmıştır.
Mahkemece ve uzman bilirkişilerce bu husus üzerinde durulmamıştır.
Kural olarak bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenecektir.
Ne var ki; davacı gerçek kişi, taşınmazın öncesinin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının kendisi lehine oluştuğu iddiası ile bu davayı açtığına göre, dava konusu taşınmazın yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp Medeni Yasanın 613. maddesi gereğince 3402 sayılı yasanın 14 ve 17. maddelerindeki zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca çekişmeli taşınmazın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup olmadığının da araştırılması gerekir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle kesinleşen orman kadastro çalışmalarına ilişkin orman tahdit haritaları dosyaya getirtilmeli, çekişmeli taşınmazın tapuda kayıtlı olup olmadığı hususunda tapu sicil müdürlüğünden açıklayıcı yazı alınmalı,
önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan,
orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır.
Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre,
orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek,
çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı,
ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli,uzman orman ve fenni bilirkişilerden dava dışı 417 ve 417 parsellerin kadastro çapındaki ve kesinleşen orman tahdit hartalarındaki konumlarının neden farklı olduğu hususunu açıklayan rapor düzenlemeleri istenmeli, yapılacak uygulamada çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışında kaldığı saptandığında,
ise en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planları ilgili yerlerden getirtilip, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; orijinal-renkli memleket haritası ölçeği kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun yalnız büro incelemesi ile değil, uygulama ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili rapor alınmalı;
kesinleşen orman sınırı dışında kalıp da hava fotoğrafı ve memleket haritasındaki görünüm ve rumuzlara ve eylemli duruma göre devletin hüküm ve tasarrufu altında ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, taşınmazın tamamının veya bir kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yer olması halinde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki zilyetlikle kazanılmayacak yer olduğu gözönünde bulundurulmalı ;
böylesine yapılacak uygulama ve araştırma sonunda, çekişmeli parselin kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında ve öncesinde ve halen orman sayılmayan, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, davacı gerçek kişinin bu yeri 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla kazanıldığını kanıtlaması gerekeceğinden, öncelikle davacıdan zilyet tanıkları bildirmesi, istenerek, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından imar-ihyanın ne zaman başlayıp, hangi tarihte tamamlandığı; bundan sonra,
sürdürülen zilyetliğin nasıl ve kaç yıl olduğu ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı konuları sorularak, kendilerinden maddi olaylara dayalı bilgi ve ziraat mühendisinden, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı ve kullanım biçim ve süresi konularında ilmi verilere dayalı rapor alınmalı.
3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki 40-100 dönüm kısıtlama araştırması yöntemine uygun yapılmalı; bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/8878, K. 2007/9191, 28 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama