KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2007/9160 E., 2007/10640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2007
- Mahkemesi
- Niksar Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında Çalca Köyü 112 ada 132 ve 152, 102 ada 96 ve 100, 120 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardan, 96, 132 ve 152 parseller mezarlık; diğerleri çeşme niteliğiyle köy tüzel kişiliği adına tesbit edilmiştir. Davacı, orman sayılan yer iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 102 ada 100 ve 120 ada 1 sayılı parselin orman niteliğiyle Hazine adına, 102 ada 96, 112 ada 132 ve 152 parsellerin mezarlık niteliğiyle davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından 96, 132 ve 152 parsellere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli 96, 132 ve 152 parsel numaralı taşınmazların 6831 Sayılı Yasanın 1/G maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu yönündeki açıklama nedeniyle tespit gibi mezarlık olarak tescile karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
6831 Sayılı yasanın 1/G maddesi “orman sınırları dışında olup yüzölçümü 3 hektarı geçmeyen sahipli arazideki her türlü ağaç ve ağaçcıklarla örtülü yerler orman sayılmaz” hükmünü içermektedir. Maddede yazılı sahiplilik kavramı bir yere mülkiyet belgesi niteliğinde olan tapu kaydı ile sahip olmayı ifade eder. Çekişmeli taşınmazların tespiti belgesizden köy tüzel kişiliği adına yapılmıştır.
96 sayılı parselin dört tarafı 97 ve 118 parsel numaralı Devlet Ormanı ile çevrili bulunmaktadır.Yine 132 ve 152 parseller doğudan komşu köy sınırları içinde kalan ve memleket haritasında geniş orman ile alanları ile çevrilidir.
Taşınmazlar memleket haritasına göre, ormanın devamı niteliğinde olduğu, orman sınırları içinde olduğu ve dosyada köy tüzelkişiliğinin sahiplilik kavramını ispatlayacak tapu kaydı da bulunmadığından, somut olayda 6831 Sayılı Yasanın 1/G maddesinin uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Ayrıca 6831 Sayılı Yasanın 1/D maddesi “şehir mezarlıkları ile kasaba ve köylerin hudutları içerisinde bulunan eski (kadim) mezarlıklardaki ağaç ve ağaççıklarla örtülü yerler”in orman sayılmayacağını öngörmekte ise de yerel bilirkişiler 96 ve 152 sayılı parsellerin 25 yıldır kullanılan köy mezarlığı olduğunu, 132 parselin ise 50 yıldır mezarlık olarak kullanılmadığını açıklamışlardır.
Memleket haritasının çekişmeli taşınmazları gösteren bölümünde mezarlık rumuzu bulunmadığı gibi mahkemece yerel bilirkişi beyanları ve mezar taşlarındaki tarihler de dikkate alınmak suretiyle kadimlik unsuru değerlendirilmemiştir.
O halde, sağlıklı sonuca varılabilmesi için; mahkemece hükme esas alınan 1959 tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası ile amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek iki orman yüksek mühendisi bir ziraat uzmanı ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte,
sözü edilen resmi belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
6831 Sayılı Yasanın 1/D maddesinde yazılı kadimlik kavramlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, taşınmazın 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgilifıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı;
taşınmazların hali hazır eylemli durumu hakim tarafından keşif gözlemi olarak tutanağa geçilmeli, taşınmazı dört yönden gösteren fotoğraflar alınarak dosyaya eklenmeli, böylece elde edilecek delillere göre karar verilmelidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2007/9160, K. 2007/10640, 19 Eylül 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama