Davacı ... Yönetimi; ... İlçesi, ...
Beldesinde yörede 1951 yılında orman kadastro çalışmalarının yapılarak kesinleştiğini; ancak, daha sonra 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarının önceki orman tahdit hatlarına uygun olarak geçirilmediğini ve aslında orman niteliğini yitirmeyen taşınmazlar ile ilgili olarak 2/B madde uygulamalarının yapıldığını bu durumun müfettiş raporları ile saptanması üzerine orman kadastro komisyon üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak işlem yapmaları nedeni ile ilgililer hakkında dava açıldığını belirterek bu konuda daha önce yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamalarının yok hükmünde sayılması talebi ile dava
açtıklarını ve ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.06.2004 tarih 2003/268 -308 sayılı ilamı ile davanın reddi yolunda kurulan hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.01.2005 tarih 2004/9267-340 sayılı ilamı ile bu nitelikteki davaların hasımsız olarak açılamayacağından böyle bir davanın ancak tapu maliki veya lehine şerh verilen kişilere yöneltilerek açılması gerektiği belirtilerek onandığını belirterek çekişmeli taşınmaz ile ilgili aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının yok hükmünde olduğu kabul edilerek çekişmeli ...
Mahallesi 516 ada 51 parsel sayılı 115.55 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazla ilgili olarak Orman Yönetimi tarafından aynı iddialar ile daha önce açılan davanın kadastro mahkemesinin 1999/36 E.-1999-1580 sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kaldığının belirlenmesi nedeni ile red edildiği, ortada kesin hüküm bulunduğu gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmektedir.
Dava, tapu kaydının iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Yörede 1951 yılında yapılan orman kadastro çalışması ile daha sonra 1990 yılında 3402 Sayılı Yasa gereğince yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesin hüküm kuralları gözönünde bulundurularak davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/10/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.